alkarısı/albastı
Edebiyat,  Tarih

"6 dakikada oku"Türk Kültüründe Alkarısı İnancı

Halk arasında alkarısı ya da albastı olarak bilinen bu yaratıklar, olağanüstü varlıklar olarak nitelendirilmektedir. Özellikle de lohusa kadınlara ve bebeklere musallat olarak onları rahatsız eder. Bu inanca, Türk kültürünün yaşamakta olduğu hemen her bölgede rastlamak mümkündür. Farklı yöreler ve boylarda çeşitli isimlere sahip olsa da bilinen en yaygın ismi alkarısıdır. Bu yaratık en az bir dev kadar uzun boyludur. Uzun parmaklar ve uzun tırnaklara sahip olan alkarısının yüzü de oldukça çirkindir. Yağlı bir bedene ve upuzun siyah saçlara sahiptir. Tüm bunların yanı sıra at gibi büyük ve seyrek dişleri vardır ve ayakları terstir. Bu yaratıklar lohusa kadınların ve yeni doğan bebeklerin ciğerlerini yiyerek beslenirler. Genellikle kırmızı elbise giyerler ve su başında ya da ağaçlık yerlerde barınırlar.1

Altay Türkleri, bu varlıkların, kötü ruhlardan biri olduğuna, ormanda yaşadıklarına ve tırnaklarının bakırdan olduğuna inanırlar. Yaratığın üzerinde, diğer bölgelerde görülenin aksine kırmızı değil, duman gibi görünen bir elbise vardır ve bindikleri at kadifedir.2 Dobruca Türkleri, alkarısının şişman ve sarışın bir kadın olduğuna inanmaktadırlar. Çıplak olarak gezdiği söylenmekte olan alkarısı, memelerini omzuna atarak gezer. Yine aynı bölgede lohusa kadınlara musallat olarak bilinen bir diğer yaratık kayış ayaktır. Bacakları eğri bir biçimde olan bu yaratık, lohusa kadın ayaktayken onun omuzlarına yerleşir. Bu sayede de lohusaya istediği her şeyi yaptırır.3 Gagavuz Türkleri arasında ise alkarısının yanı sıra, insanlara kötülük yapan ruhlar olarak Çarşamba Babası/ Karısı, Cuma Babası/ Karısı ve ruhsali bilinmektedir.

Bu konu üzerinde yapılmış olan araştırmalara göre alkarısı, Türklere Cermenlerden geçmiştir. Buna göre Cermenlerdeki alp ruhu ve alkarısı aynı kaynaktan gelmektedir ve al- bastı aslında alp-bastıdır. Zaman içerisinde değişime uğrayarak bu ismi almıştır. 4 Alkarısının varlığına inanılan hemen her bölgede, ondan ve verecek olduğu zarardan kurtulmak için, çeşitli çarelere başvurulmuştur. Bunları şu şekilde sıralayabiliriz..

1.1.Anadolu Coğrafyası

  • Doğu Anadolu bölgesinin birçok yerinde, lohusa kadınlar, gece olduğunda asla yalnız bırakılmaz. Öyle ki hastanın yalnız kalmak zorunda olduğu zamanlarda ağzına bir sakız verilerek uyumasına engel olunur. Evdeki ışık sürekli açık bırakılır.5
  • Anadolu’nun birçok bölgesinde, lohusanın başına beyaz yaşmak ya da bir tül bağlanır. Bunun yanı sıra hastaya kırmızı altın takılır ve kırmızı şeker hediye edilir. 6
  • Çepnilerde, lohusanın odasına eşinin kıyafetleri konulur, yastığının altına ya bir bıçak ya bir makas koyulur ve duvara Kuranı Kerim asılır. Ayrıca lohusa kadın yatarken kendi saçının örüğü ağzına verilir.7
  • Çukurova bölgesinde yaşamakta olan Girit göçmenlerinin inancına göre, yeni doğum yapmış olan kadının odasına asla su koyulmaz. Bebek beşiğinin üzerine kırmızı örtü ve annenin başına kırmızı kurdele bağlanır. bunlara ek olarak lohusanın odasında Kuranı Kerim’den ayetler bulundurulmasına özen gösterilir. Yine Çukurova’da Bebeğin ya da lohusanın yastığının altına soğan koyulur ve su kaplarının ağzı kapatılır. Çünkü halk arasında alkarısının bir kuş olarak gelip, suyun içine boncuk atarak bebeğin ölümüne sebep olacağına inanılmaktadır. 8

1.2.Türk Dünyası

  • Özbekistan’da hamile kadınların doğum yapana kadar saçları kesilmez. Hamile kadının başında doğum esnasında ve sonrasında annesi bekler. Yanına ekmek, soğan, biber, sarımsak, bıçak ve kamçı koyulur. 9
  • Halep Türkmenleri, lohusaların boynuna muska asar, yastığına iğne saplar, lohusa yatağının bulunduğu odaya Kuranı Kerim ve ayna asarlar. Bunların yanı sıra lohusanın kıyafetine kırmızı bir bez parçası dikerler.
  • Kuzey Iraklılar, kapıda ateş yakar, havan döver ve lohusa yatağının altına Kuran-ı Kerim ve bıçak koyarlar.
  • Kırgız ve Altay Türklerinin erkekleri tüm kötü ruhları etkisiz kılabilmek adına hay huy diye bağırırlar ve tüfekle havaya ateş ederler.

Yukarıda belirtilmiş olan tedbirler alınmadığı takdirde alkarısı, lohusa kadına ve onun bebeğine musallat olarak rahatsızlık verecektir. Alkarısı lohusa kadının yanına değişik şekillerde gelebilmektedir. Lohusaya, bazen yakın bir akrabası, bazen çirkin bir kadın ve bazen de bir hayvan şeklinde yaklaştığı ve bu yaratık lohusanın odasına girer girmez, lohusaya bir ağırlık çöktüğü söylenmektedir. Alakrısı olarak adlandırılan bu yaratığın sadece lohusa kadınlara değil, zaman zaman genç kızlara ve hatta erkeklere de musallat olduğunu belirtmekte yarar vardır.

NOTLAR

1-Cahit Öztelli, Albastı, Al karısı, Korunma ve Tedavisi” Türk Folklor Araştırmaları, 10 (209), s. 4261.

2-Yılmaz Yeşil, Türk Dünyasında Geçiş Dönemi Ritüelleri (Doğum Evlenme-Ölüm Gelenekleri), Grafiker Yayınevi, Ankara 2014, s.100.

3- Mehmet Naci Önal, Romanya Dobruca Türkleri ve Mukayeseleriyle Doğum, Evlenme ve Ölüm Âdetleri, Türk Tarih Kurumu Basımevi, Ankara, 1998, s.52.

4-Abdulkadir İnan, Albastı- Al Karısı Üzerine Bir Etüt Türk Folklor Araştırmaları, 7 (158), s. 158.

5-Mürsel Köse, Al-Al Karısı Hakkında, Türk Folklor Araştırmaları, Aralık 1963, 3605-3606.

6- İnan, “Albastı- Al Karısı Üzerine Bir Etüt”, s. 91.

7-Ali Çelik, Trabzon-Şalpazarı Çepni Kültürü, Trabzon Valiliği İl Kültür Müdürlüğü Yayını, 1. Baskı, Trabzon 1999, s.307-308.

8- Ahmet Gökbel, Anadolu Varsaklarında İnanç ve Âdetler, Atatürk Kültür Merkezi Başkanlığı Yayınları, 1. Baskı, Ankara 1998, s.94.

9-Yılmaz Yeşil, Türk Dünyasında Geçiş Dönemi Ritüelleri (Doğum Evlenme-Ölüm Gelenekleri), s. 101.

KAYNAKÇA

Çelik, Ali, Trabzon-Şalpazarı Çepni Kültürü, Trabzon Valiliği İl Kültür Müdürlüğü Yayını, 1. Baskı, Trabzon 1999.

Gökbel, Ahmet, Anadolu Varsaklarında İnanç ve Âdetler, Atatürk Kültür Merkezi Başkanlığı Yayınları, 1. Baskı, Ankara 1998.

İnan, Abdulkadir Albastı- Al Karısı Üzerine Bir Etüt Türk Folklor Araştırmaları, 7 (158).

Köse, Mürsel, Al-Al Karısı Hakkında, Türk Folklor Araştırmaları, Aralık 1963.

Önal, Mehmet Naci, Romanya Dobruca Türkleri ve Mukayeseleriyle Doğum, Evlenme ve Ölüm Âdetleri, Türk Tarih Kurumu Basımevi, Ankara, 1998.

Öztelli, Cahit, Albastı, Al karısı, Korunma ve Tedavisi Türk Folklor Araştırmaları, 10 (209).

Yeşil, Yılmaz, Türk Dünyasında Geçiş Dönemi Ritüelleri (Doğum Evlenme-Ölüm Gelenekleri), Grafiker Yayınevi, Ankara 2014.

Bir Cevap Yazın