Tarih

"8 dakikada oku"Moğollar’da Evlilik ve Aile

a.Evlilik

Moğol Devleti’nde aile ve evlilik kurumları, eskilerden beri çok önemli bir yer teşkil etmekteydi. Göçebe bir yaşam tarzına sahip olmalarına rağmen Moğollar, Medeni Hukuk konusunda çağdaşları olan devletlerden oldukça ilerideydiler. Moğollarda ata çok önemli bir yere sahipti. Atanın yanı sıra, oba hayatında ana da önemli bir rol oynamaktaydı. Bu yüzden de Moğol İmparatorluğu’nda, han ve beyler evlenecekleri kadınların soylu olmalarına dikkat ederdi. Bu, hem hanedan açısından, hem de evlenilen hatundan doğacak olan çocuğun askeri ve siyasi kariyeri için önemliydi.1  

     Moğol tarihinde farklı dönemlerde farklı evlilik çeşitlerinin varlığı göze çarpmaktadır. Bahsetmekte olduğumuz bu farklılıklardan kasıt; zaman içinde değişim gösteren gelenekler, alınan eş sayısı ve yapılan eş seçimi hususundadır. 

     Moğollarda evlilik, genellikle göç sırasında yol üzerinde görülen bir kız ile veya daha çocuklar doğmadan aileler arasında, çocukların birbirleri ile evlenecekleri sözünün verilmesi şeklinde gerçekleşirdi.2 Bu olaya Türkçede Beşik Kertmesi adı verilmektedir. Bu adetlerin yanı sıra Moğollarda, kız kaçırma da oldukça yaygın bir olaydı.3  

     Evlilikler genellikle soy ve kabile dışından yapılırdı. Bu adet, Moğol toplumunu anaerkil bir toplum olarak gösterse de aslında öyle değildir. Evliliklerin baba tarafından yapılmamasının nedeni, baba tarafının zaten kabileye dahil olmasıdır. Yani evliliğin, anne tarafından ya da yabancı kabilelerdeki kızlarla yapılmasının asıl amacı, Moğolların kendi kabile üyelerini çoğaltma ve toprak bakımından genişleme arzusudur. Bunu da evlilikler vasıtasıyla gerçekleştirmiştirler. Eski Moğollarda kadın için kalın (başlık) ödendiği bilinmektedir.4  Az önce de belirttiğimiz üzere gelinler anne tarafından seçilir ve hatun kişinin soylu olması önem arz ederdi. Han, genellikle eş seçiminde dayısının kızını tercih ederdi. Baba tarafından ve özellikle de amca kızı ile evlenmek, kötü şans olarak nitelendiriliyordu. Bu hususta en belirgin örnek Ögeday’dır. Ögeday han amcasının kızı ile evlenmişti. Nitekim siyasi hayatı boyunca yapmış olduğu yanlış işler hep bu evliliğe bağlanmıştır.5   

      Moğollarda evlilik öncesi kız isteme merasimi gerçekleşmekteydi. Lakin, özellikle ilk dönemler olmak üzere kız kaçırma durumu da yaygındı.6 Yine bahsedilen dönemin kaynakları incelendiğinde, Moğol hükümdarları arasında, çok eşli evliliğin yaygın bir şekilde uygulandığı görülmektedir. Moğol hükümdarlarının eşi nikahlı olduğu gibi nikahsız da olabilirdi. Hatunlar arasında nikahlı olan hatun, hanın gözdesi konumunda olurdu. Bu hatundan doğan çocuklar, her türlü hakka sahip olur ve taht iddiasında bulunabilirlerdi. Fakat diğer hatunlardan doğan çocuklar için aynı şey söz konusu değildi.7

Moğol sosyal yaşamında, mallarına her aile ve kabile kendileri sahip çıkardı. Anne ve babanın tüm malları oğullar arasında paylaştırılırdı. Mirastan sadece oğullar faydalanabilmekteydi. Fakat kız çocukları için böyle bir durumu söz konusu değildir. Kız çocuklarının babasından aldığı mallar, sadece evlenirken çeyiz olarak verilenler ile sınırlıdır. Erkek evlatlar arasında yapılan bu paylaşımda en küçük oğula, babanın esas mülkü düşmekteydi. Babanın; evi, kadınları ve onlara ait meralar en küçük oğlana verilirdi. En Küçük oğlan, babasının evinde kalarak o evin efendisi olurdu. Kısacası, baba öldükten sonra ailenin tüm idaresi evin küçük oğluna geçmekteydi.

b. Aile

Yukarıda anlattıklarımızdan yola çıkarak, Moğollar için evlilik olayının çok mühim bir hadise olduğunu söylemek yanlış olmaz. Evlilik yoluyla kurulan aileye büyük önem verilmektedir. Evlenilen andan itibaren hem kadının hem de erkeğin eşine karşı sorumlulukları vardır.  Bir evlilikte kocanın kötü olması hem kadın için hem de aile birliği için ciddi sıkıntılar yaratmaktaydı. Moğollarda, kötü kocanın eşine yaptığı baskı, güç ve hatta dayak atasözlerine yansıtılmıştır. Örneğin:

“Tembele kızını verme  

Sarhoşa atını verme”

“Kötü köpek hayvana havlar  

Kötü koca karısına hükmeder 

Kötü bey kölesine kahraman  

Kötü koca karısına kahraman”seklinde ifadeler bu duruma örnektir.

     Aynı şekilde, evlendiği erkeğe karşı sorumluluklarını yerine getirmeyen kadınlar da kötü kadın olarak nitelendirilmiştir. Moğollar atasözlerine; iyi bir kadın ile evlenmenin önemini, aile içindeki kadının yerini ve rolünü atasözlerine:

“Evin süsü hanım, 

Midenin süsü pirinç.”

“Akıllı, iyi memur ulusun mücevheri 

Akıllı kadın (prenses) evin mücevheridir.”

“İyi kadın eş,  

Kötü kadın şeytandır”şeklinde yansıtmışlardır.  

     Cengiz Han yasalarında, kadının kocasına karşı görevleri şöyledir: “Evin erkeği ava ya da askere gittiği vakit kadın evini öyle bir düzen içerisinde işletmelidir ki, eve gelen misafirler, erkeğin eksikliğinin farkına varmamalıdır.” Moğollarda bir erkeğin namı, kadını ile bağdaştırılır. Kadın buna dikkat ederek erkeğinin ismini yüceltmelidir k,i eşinin başı dışarıda ve özellikle de meclislerde yüksek dağlar gibi dik olsun. Moğollarda erkeklerin iyi veya kötü olarak nitelendirilmesi, kendisine eş olarak seçmiş olduğu kadının iyiliğinden belli olur. Moğol kadını ne kadar kötü, düzensiz, düşüncesiz ve tedbirsiz ise erkek de o denli kötü nam ile ünlenir.

     Moğol aile yapısı da tıpkı Türk aile yapısı gibidir. Babanın sözü son söz olarak kabul edilir. Hem anne hem de babaya her zaman saygılı davranılırdı. Ebeveynler tarafından söylenen her söz, çocuklar tarafından dinlenmek zorundaydı. 

     Moğollarda kız çocuğuna sahip olmanın herhangi bir memnuniyetsizlik yarattığı görülmemektedir. Ne kız ne de erkek hiçbir alanda birbirinden ayırılmadan yetiştirilmekteydi. Kızlarında tıpkı erkekler gibi ata bindiği, kılıç kuşandığı, ava gittiği bilinmektedir. Hatta kız çocuklarının aile ve kabilenin işine oğlan çocuğundan daha fazla yaradığı da yadsınamaz bir gerçektir.  

     Kız çocuğuna erkekten daha fazla önem verilmesinin sebebi; han veya zenginlere eş olmaları, sağlıklı çocuklar dünyaya getirerek soyların devamını sağlamları ve kabile nüfusunu arttırmalarından dolayıdır. Moğolların Gizli Tarihi’nde bu durum hakkında şu şekilde bahsedilmiştir: “Biz kızlarımızı sizlerden kağan olacaklar için güzelliklerine göre siyah bir devenin koşulu olduğu kasak (binek araba) arabasına bindiriyor ve size gönderiyoruz. Herkes, onları hükümdarların tahtına oturttuğumuzu biliyor… Biz onları, hükümdarın yanında yüksek bir tahta oturtuyoruz.”10

NOTLAR

1-Şirin Beyani, Moğol Dönemi İran’ında Kadın, çev. Mustafa Uyar, Türk Tarih Kurumu Yayınları, Ankara, 2015, s.27.

2- Beyani, Moğol Dönemi İran’ında Kadın, s.27.

3-Beyani, Moğol Dönemi İran’ında Kadın, s.27.

4- Özkan İzgi, “Moğollarda Evlenme Adeti”, Orta Asya Türk Tarihi Araştırmaları, Türk Tarih Kurumu, 2014, s.168.

5-M. Levent Kaya, Moğolların Gizli Tarihi, Kronik Kitap, İstanbul, 2019, s.39.

6-İzgi, “Moğollarda Evlenme Adeti”, s.170.

7-Beyani, Moğol Dönemi İran’ında Kadın, s.38.

8-Bülent Gül, “Aile ve Akrabalık Anlayışı Bağlamında Moğol Atasözleri”, Hacettepe Üniversitesi Türkiyat Araştırmaları Dergisi, Ankara, 2017, s.180.

9-Gül, “Aile ve Akrabalık Anlayışı Bağlamında Moğol Atasözleri”, s.181.

10-Kaya, Moğolların Gizli Tarihi, s.64.

KAYNAKÇA

Beyani, Şirin, Moğol Dönemi İran’ında Kadın, çev. Mustafa Uyar, Türk Tarih Kurumu Yayınları, Ankara, 2015.

Gül, Bülent, “Aile ve Akrabalık Anlayışı Bağlamında Moğol Atasözleri”, Hacettepe Üniversitesi Türkiyat Araştırmaları Dergisi, Ankara, 2017.

İzgi, Özkan, “Moğollarda Evlenme Adeti”, Orta ASYA Türk Tarihi Araştırmaları, Türk Tarih Kurumu, Ankara, 2014.

Kaya, M. Levent, Moğolların Gizli Tarihi, Kronik Kitap, İstanbul, 201

Bir Cevap Yazın