Kadife Kale
Tarih

"9 dakikada oku"İzmir’in Gizemli Tarihi: Kadife Kale

İZMİR’DEKİ TARİHÎ GİZEMLER

Pek çok medeniyete ev sahipliği yapmış olan İzmir’in köklü bir tarihi olduğunu biliyoruz fakat köklerinde hala çözülememiş gizemli şeylerin olduğunu biliyor muyuz acaba? Hadi gelin bu gizemleri birlikte inceleyelim.

 

Kadife Kale Tünelleri

 

  • AGORA TÜNELİ

  Günümüzde Kadife Kale olarak adlandırdığımız Pagos Dağı’nın ismi antik kaynaklara göre ‘Tepe’ anlamına gelmektedir. Bahsettiğimiz bu kale, Anadolu’yu Pers egemenliğinden kurtaran Makedonya Kralı Büyük İskender’in isteğiyle yapılmıştır.

  Yıllardır süregelen ‘Kadife Kale ve Agora arasında tünel var’ söylentisinin gerçek olduğu kanıtlanmıştır. Doç. Dr. Akın Ersoy’un yönetiminde bir ekip, 2010 yılında Kadife Kale ve Agora arasında yürütülen bir çalışma sonucu bahsi geçen tarihî tüneli bulmuştur. 2500 yıllık olan bu tünel, Roma Dönemi’nde inşa edilmiştir ve tünelden hâlâ su aktığı belirtilmiştir.  Bir grup muhabir, ekiple birlikte Agora semtindeki eski bir evin avlusundan bu tünele girerek bir süre içinde yürümüşlerdir.

Agora Tüneli

    Tünelin yüksekliği 2 metre, eni ise 1 metredir. Tünelin gidilebilen bölümü hâlâ binlerce yıl önce olduğu gibi sağlamlığını korumaktadır. Tünelin bir bölümünün düz olması ve zaman zaman kıvrılarak gitmesi dikkat çekmektedir. Tünelin nereye kadar devam ettiği tam olarak bilinmemektedir. Oksijensiz bir ortam olması ihtimalinden dolayı daha sonra tünele tam donanımlı olarak tekrar girilmesi ve gerçek uzunluğunun belirlenmesi uygun görülmüştür.

   Tünel tam olarak yapıldığı dönemin su kanallarının büyüklüğündedir. Tünelin gidilebilen kısmı diz hizasına kadar su ile doludur ve bu su 2500 yıldır Agora’ya akmaktadır.

 

  • KEMERALTI TÜNELİ

  2010 yılında Kadife Kale ve Agora arasındaki tünelin bulunmasının ardından 2016 yılında ise İkiçeşmelik semtinde başka bir tünel bulunmuştur.

  İki katlı bir evin bodrum katında bulunan tünelin varlığı yeni öğrenilmiştir. Bu tünelin diğerleriyle bağlantısının olup olmadığı da arkeologların oraya girip bakmasından sonra anlaşılacaktır. Bu tünel, bir insanın rahatlıkla yürüyebileceği şekildedir ve henüz güvenlik kontrolü yapılmadığından dolayı tünele girilemediği belirtilmiştir.

Kadife Kale

 

  • CAMİ AVLUSUNDAKİ ROMA TÜNELİ

   Konak İlçesi’nde, restorasyon çalışması yapılan, Damlacık semti yolu üzerindeki Aliağa Camisi’nin avlusunda da Roma Dönemi’nden kalma bir tünel bulunmuştur. Bu camii 1672 yılında Gedizli Ali Ağa tarafından yapılmıştır. İzmir’in en eski camilerinden biri olan Aliağa Camisi’nin yanında bugüne kadar birçok İzmirlinin ve bulunduğu semt halkının bile varlığından haberdar olmadığı Roma dönemine ait bu tünel dikkat çekmiştir.

  Tünelin çevresinde su kanalları ve dehlizlerin bulunduğu, daha önce bilinen caminin avlusundaki, 1933 yılında bulunan ve 270 metre uzunluğunda olduğu söylenen tünelde yeterli arkeolojik ve bilimsel incelemelerin yapılmadığı öne sürülür.

   Bir inşaat teknikerinin, İzmir Vakıflar Bölge Müdürlüğü’ne verdiği 13 Ekim 1980 tarihli bir raporda,  Aliağa Camisi’nin batısındaki istinat duvarı altında yer alan dehliz ağzından içeri keşif gezisi yaptığında 60 metre kadar düz yürüdüğünü, sonra doksan derece sola dönerek 8 metre sonra durduğunda içine giremediği, boyutları 300 x 200 x 160 metre olan bir boşluk gördüğünü yazmıştır. Bu boşluğun üst seviyesindeki borudan, saniyede 0,3 litre su aktığını ve tünele pek çok bölümden su sızdığını da rapora eklemiştir. Bahsedilen su, tünelin çıkışına 10 metre kala bir boruya girmekte ve nereye gittiği hala bilinememektedir.

   İnşaat teknikerine göre dehlize (tünele) ulaşan bu su, Cami Sokağı’nın dış duvarında görülen çeşmeye aittir. İnşaat teknikeri, raporunda, “Su zemin içinde dağılabilir ve bu arada caminin duvar içlerine değerek rutubet ve tahribat edebilir” diye belirtmiştir.

 

  • KEMERALTI ÇARŞISINDAKİ TÜNELLER

   Tarih boyunca  doğu ve batı pazarlarının İstanbul’dan sonra en önemli bağlantı noktası Tarihî Kemeraltı Çarşısı olmuştur ayrıca burası dünyanın en büyük açık hava alışveriş merkezidir. İzmir’in kalbi ve Türkiye’nin en eski çarşılarından biridir. Konak’tan Mezarlıkbaşı’na kadar olan yaklaşık 5 km2 genişliğindeki ve yaklaşık 15.000 iş yerini kapsayan bir alan olup hiç şüphesiz İzmir’de gezilip görülmesi gereken yerlerin başında gelir.

   Tarihi Kemeraltı Çarşısı’nın Antik Dönem’den beri var olduğu bilinmekte, dolayısıyla içerisinde kendisi gibi birçok tarihi yapı (16-17.yy a kadar dayanan çeşmeler, hanlar, hamamlar, camiler vb.) bulundurmaktadır. Bu tarihi çarşının içerisindeki bazı yerlerden ve bodrumlardan, inilen ve eski tarihi balık hâline kadar ilerleyen bazı tüneller olduğu ve bu tünellerin birbirleriyle bağlantılı oldukları söylenmektedir.

kadife kale kuşbakışı

 

  • İZMİR SAAT KULESİ

  Saat Kulesi, Osmanlı padişahı olan 2. Abdülhamit’in tahta çıkmasının 25. yıl dönümünü kutlamak amacıyla 1901 senesinde yapılmıştır.

      Saat Kulesi, Konak Meydanı’nda; İzmir Hükümet Konağı, Kemeraltı Çarşısı girişi, Konak Yalı Camii ve İzmir Büyükşehir Belediyesi binası arasındaki noktada yer almaktadır. 25 metre yüksekliğinde ve 4 katlıdır. Bu kule, Sultan 2. Abdülhamit’in iradesi gereği Osmanlı vilayetlerinde aynı dönemde meydana getirilen birçok saat kulesinden biridir fakat özgün mimarisi ve yapım yöntemleri ile diğer saat kulelerinden ayrılmayı başarmıştır. İzmir Saat Kulesi, Osmanlı saat kuleleri içinde en estetik görünüşlü ve en zarifi olarak kabul edilmiştir.

  Kulenin saatinin, İzmirli mimar Raymond Charles Péré tarafından tasarlanıp Alman imparatoru 2. Wilhelm tarafından hediye edildiğine dair kanıtlar bulunmuştur. İnşaatın temeli 1 Eylül 1900’de Abdülhamid’in 24. cülus yıl dönümü kutlamaları sırasında atılmıştır. Kulenin inşaatı 1901 yılının Ağustos ayı içerisinde genel hatlarıyla tamamlanmıştır. Olay buraya kadar tarihi bir düzende ilerlemiştir fakat tam saat kulesinin yapıldığı nokta aslında çok önemli gizli bir geçidin altından geçmektedir.

   Gizemli olaylara hayranlığı ve bu tür konuları araştırmaya meraklı bir padişah olarak bilinen 2. Abdülhamid’in kulağına o devirde yapılan bazı kazılar sonucunda, bölgede gizli bazı tüneller ve geçitler olduğu, çoğunun da sahil kıyısında yerlere bağlantısı olduğu söylentisi gelmiştir. Padişah, bu konunun araştırılmasını istemiş ve sonuç olarak bu tünellerin bazılarının eski sarnıçlar ve su kanalları ile bağlantısı olan Roma Dönemi’nden kalma yapılar olduğu, Kadife Kale’nin altından, şehre farklı kollardan ilerleyen ve sahilde son bulan ara tünel ve geçitler olduğu;  buraların o dönemde düşman saldırılarından güvenle kaçıp, saklanmak ve başka bir yere geçiş yapmak için kullanılabileceği iletilmiş ve ulaşılan bu noktaların haritası ile rapor kendilerine taktim edilmiştir.

    Zamanında Yerebatan sarnıcı ve Medusa Lahiti gizeminin araştırılmasını isteyen 2. Abdülhamid’in elindeki bu veriye göre, bu geçitlerin birleştiği noktada bir boşluk oluşturan şimdiki saat kulesinin merkezine anıtın yapılmasını istemiştir. Öyle ki buraya en yakın yer İzmir hükümet binasının altındaki bir noktadan da bağlantılıdır. Yani bir tehlike anında buradan, saat kulesindeki gizli geçide hızlıca geçilmesini mümkün kılmıştır.

  Bu düşünce ve tez ileride kullanılmış, 16 Haziran 1926 Çarşamba günü İzmir’e gitmek üzere seyahatte bulunan Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e suikast yapacak ihbarı üzerine, İzmir seyahatini ertelemeyip, yolculuğuna devam etmiştir. Suikasti yapanlar, aylardır birtakım özel tertibat ile her ne olursa olsun Mustafa Kemal’e karşı suikast yapmayı ve bu sayede de hükümeti devirmeyi kararlaştırmıştır. Suikast, Ankara’da planlanmış; Erzincan Milletvekili Sabit Bey’le Faik Bey’in müdahaleleri ile önlenmiş, daha sonra Bursa’da düşünülmüş, bu da uygun görülmeyerek İzmir’de gerçekleştirilmesine karar verilmiştir. Fakat 16 Haziran 1926 tarihinde İzmir’e gelmesi beklenen trenin gelmemesi ile Giritli Şevki durumu İzmir Valisi’ne ihbar etmiştir. Bu sırada İzmir’e gelmiş ve Hükümet Konağı’nda olan Atatürk’ün yaşamından endişe duyan yetkililer tehlike anlaşılıncaya kadar bu tünelden saat kulesi altındaki yerde bekletmiş ve suikastı hazırlayanlar, suç vasıtaları olan bomba ve silahlarıyla birlikte yakalanıncaya kadar çıkmasına engel olmuşlardır.

   İzmir Hükümet Konağı’nın tarihçesine bakarsak, bina Konak Meydanı’nda bulunmaktadır ve Saat Kulesine 90 metre uzaklıktadır. 19. Yy başında inşa edilen konak Katipzade ailesine ait olan Voyvoda Konağı veya bilinen adıyla Katipzade Konağı, bir süre Osmanlı İmparatorluğu tarafından kiralanarak valilik binası olarak kullanılmıştır. Projesi 16 Kasım 1867 tarihinde onaylanan yeni bina, eski konağın yerinde inşa edilmiş ve 1872 senesinde tamamlanıştır. 31 Temmuz 1970 tarihinde çıkan yangında zarar görmüş olan bina, sonraki yıllarda yıkılmış, bu sırada ortaya çıkan geçidin gizli girişi acilen kapatılmıştır.  1971’de yeni bir bina yapılması için proje yarışması düzenlenmiştir. Konağın ana binası 1980 senesinden  sonra orijinaline benzer bir şekilde yeniden yapılmıştır. Metro inşası esnasında bazı çökükler oluşmuş, bunun eski su yolları ve tünelin bir parçası olduğu düşünülerek tekrar kapatılmıştır. 2017’de bina tekrar bakıma alınmıştır. Şu anda ise gizli geçidin buradaki girişi ve tünele dair bir iz bulunmamaktadır. İzmir denince ilk akla gelen Saat Kulesi, şehrin simgesi olmayı sürdürmekle birlikte içinde pek çok sırrı gizlemeyi sürdürmektedir.

 

KAYNAKÇA

http://gizemlervebilinmeyenler.com/izmir-saat-kulesi-altindaki-gizli-gecit-ve-ataturk-suikasti/

 

http://www.izmirkulturturizm.gov.tr/Eklenti/9641,agora-sayfalarpdf.pdf?0

 

Bir Cevap Yazın