İşaret dili
Gündem,  Tarih

"7 dakikada oku"İşaret Dilinin Tarihçesi

İşaret diline dair en eski yazılı kayıt M.Ö. 5. yüzyıla dayanmaktadır. İşitme engellilerin işaret dili ile iletişim kurduğu konusunda bilgi veren ilk kişi; tarihçi, filozof, asker ve devlet adamı Ksenophon’dur. Antik Yunan’da Platon’un (MÖ427-MS347) Kratylos’unda işaret diline değinilmektedir. 4. yüzyılın sonlarından itibaren işitme engellilerin hareketleri hakkında bilgi veren bazı kısa metinlere rastlanmaktadır. Orta Çağ’da dinî toplulukların toplantılarına işitme engelli gençlerin de katıldığı bilinmektedir. Diğer taraftan manastırlarda yaşayan rahipler, özellikle St. Benedicte’nin kurallarına göre ibadet edenler, manastırda “sessizlik kuralına” uyarak kendi aralarında iletişimi sağlamak için 500 ile 1300 işaretli bir dil sistemi kurmuşlardır.

Avrupa’da işaretlerin sistemleştirilerek bir iletişim aracı olarak kullanılmaya başlanması her şeyin sorgulanmaya, araştırılmaya başlandığı Rönesans dönemine denk gelmektedir. İşitme engellilerin eğitimi sorunuyla ilgilenen ilk kişilerden biri Hollandalı Podolphus Agricola’dır (1443-1485). Agricola’dan sonra işitme engelli bir oğlu olan İtalyan matematikçi Girolama Cardano (1501-1576) oğlunun eğitimiyle ilgilenerek işitme engellilerin de okuyarak duyabileceğini, yazarak konuşabileceklerini öne sürmüş ve işitme engellilerin okuyup yazabileceklerini dünyaya duyurmuştur.

Juan Pablo Bonet: İşitme engellilerin eğitiminde öncülük etmiş İspanyol din adamı ve eğitimci. Castilla bölgesi valisi Juan Fernandez de Valesco’nun kâtipliğine atandıktan sonra valinin doğuştan sağır olan oğlunun eğitimi ile de ilgilendi. Gösterdiği başarı üzerine bölgedeki varlıklı kişilerin işitme engelli çocuklarının eğitimini üstlendi. İşitme engellilerin eğitimi ve işaret dili üzerine ilk kitap olan Reduccion de las letras y arte para ensenar a hablar a los mudos, 1620 yılında Madrid de yayımlandı. Avrupa’da ilk logopedi, fonetik ve ortofoni kitabı niteliği taşıyan şekillerle işaret dilini öğreten bir kitaptır. İşaret dili tarihinde parmak abecesini kayda geçiren ilk kişi oldu. Amerikan ve Fransız işaret dili bu kitaptaki parmak alfabesinden esinlenmiştir. Bu gelişmeler, XVII. yüzyılın ikinci çeyreğinden itibaren İngiltere de etkisini göstermeye başlayacaktır. Daha sonra John Bulwer’in Filozof veya Sağır Dilsiz Adamın Arkadaşı adlı kitabı yayımlanır. George Sibscota’nın Sağır ve Dilsiz Adamın Hitabı adlı kitabı 1670 yılında yayımlanır. Sisbscota’nın bu kitabı, işitme engelli doğmuş kişilerin bilgi, anlayış ve kavrayış yöntemlerini inceleyen bir çalışma olarak bu konudaki ilk eserlerden biridir. George Dalgarno, 1680 yılında Didaskalokopus veya Sağır ve Dilsiz İnsanın Eğitmeni adlı kitabını çıkarır. George Dalgarno: Dilbilim sorunlarıyla ilgilenmiş bir İskoç düşünür. Ars Signorum (İşaret Sanatı) adlı eserini 1661 yılında, Didascalocophus or the Deaf and Dumb Man s Tutor adlı eserini ise 1680 yılında yayımlamıştır.

1720’ye geldiğimizde, İngiliz parmak alfabesi şimdiki formuna neredeyse yaklaşmıştı. Bu alfabenin selefleri Hindistan, Avustralya, Yeni Zelanda, Uganda ve Güney Afrika gibi eski İngiliz kolonilerinde ve Yugoslavya, Karayipler’deki Büyük Kayman Adası, Endonezya, Norveç, Almanya ve Amerika Birleşik Devletleri gibi yerlerde de sağır toplulukları (ya da en azından sınıflarda) tarafından kullanılmıştır. Fransız Charles-Michel de l’Épée şimdiye kadar Fransa ve Kuzey Amerika’da büyük ölçüde aynı kalan alfabesini 18. yüzyılda yayınladı. Pereire, işitme engellilerin eğitimi ve parmak alfabesi konusunda ilk çalışmalarda bulunan önemli bir isim olsa da Rahip Fransız Charles-Michel de l’Épée işaret dilinin temelini atan ilk kişi olarak kabul edilmiştir. 1755’te Abbé de l’Épée Laurent Clerc’in tartışmalı olarak en ünlü mezunu olduğu sağırlar okulunu Paris’te kurdu. Clerc, Thomas Hopkins Gallaudet ile 1817’de Hartford Connecticut’ta Amerikan Sağır Okulu’nu (American School for the Deaf) kurmak için Amerika’ya gitti. Gallaudet’in oğlu Edward Miner Gallaudet 1857’de Washington D.C.’de sağırlar için bir okul kurdu, okul 1864’te Ulusal Sağır-Dilsiz Koleji (National Deaf- Mute College) oldu. Şimdi Gallaudet Üniversitesi olan okul, dünyada sağırlara sosyal bilim alanında eğitim veren tek okuldur.

Paris’te 1875 yılında yapılan Paris Kongresinde işaret dilinin yasaklanması önerilmiştir. Daha çok Fransız ve İtalyan katılımcıların olduğu İkinci Uluslararası İşitme Engelliler Eğitim Kongresi 6-11 Eylül 1880 tarihleri arasında Milano’da toplanmıştır. Bu kongrede amaç; işaret dilini tamamen ortadan kaldırarak, işitme engellileri ve kültürlerini yok saymaktır. Kongrenin sonunda işitme engellilerin eğitiminde işaret dili yerine sözel eğitim yönteminin kullanılmasına karar verilmiş ve işaret dili resmen yasaklanmıştır. Sözel eğitim yöntemi, özellikle Gallaudet Üniversitesi’nde çalışan dilbilimci ve eğitmen William C. Strokoe’un çabalarıyla tersine dönmüştür. Amerikan İşaret Dili üzerine çalışmalar yapan Strokoe, 1960 yılında “İşaret Dilinin Yapısı” adlı kitabını yayınlamıştır. Ardından 1965’te ilk işaret dili sözlüğü olan “Dilbilimi İlkerine Göre Amerikan İşaret Dilinin Bir Sözlüğü” adlı eserini ortaya koymuştur. Fransa’da 1975’ten itibaren işitme engelliler normal okullarda eğitim görmeye başlamışlar, özel okullarda Fransız İşaret Dilini geliştirmişlerdir ve bu dili nesilden nesile aktarmışlardır. 1991 yılında Fabius kanunuyla işaret dili eğitim programına resmen dahil edilmiş ve 2005 yılında da ona ayrı bir dil statüsü tanınmıştır.

Türk İşaret Dili’nin kökeni kesin olarak bilinmese de varsayımsal olarak kökü Osmanlı saraylarında bulunan sağırlara dayandırılmaktadır. Fatih Sultan Mehmet’ten beri sarayda sağırların olduğu ve bazı işiten insanların kendi aralarında da işaret dilini konuştukları biliniyordu. Eğitim konusunda ise ilk çalışmalar 2. Abdülhamit döneminde yapılmıştır. Dilsiz Mektebi, Cumhuriyet’in ilk yıllarında İzmir’e taşınmış oradaki Sağır, Dilsiz ve Körler Müessesesi ile birleştirilmiştir. Bu okulda ve daha sonra açılan okullarda Türk İşaret Dili öğretimi sürdürülmüştür. 1953 yılında ülke çapında işaret dili eğitimi yasaklanmış ve 1992 yılına kadar Milli Eğitim Bakanlığı bünyesinde işaret dili konusunda hiçbir çalışma yapılmamıştır. Milli Eğitim Bakanlığı, 1992 yılında ülke çapında işitme engelliler okullarını kapsayan bir çalışma yaparak, bu okullardaki “tecrübeli” öğretmenleri Ankara’da toplamış ve onlardan aldığı bilgiler ile bir işaret dili kılavuzu hazırlayarak 1995 yılında yayımlamıştır. Türkiye’de işaret dili konusunda uzun süre tek kaynak olan ve Milli Eğitim Bakanlığı tarafından 1995 yılında yayımlanan “Yetişkinler İçin İşaret Dili Kılavuzu” adlı eserdir. Türk Milli Eğitim Sistemi’nde Türk İşaret Dilinin yasaklanmasından 52 yıl sonra 2005 yılında çıkarılan 5378 sayılı Özürlüler Kanunu’yla TİD serbest bırakılmış ve bu konuda çalışma yapma görevi Türk Dil Kurumu’na verilmiştir. 2012 yılında Türk İşaret Dili sözlüğü ihtiyacını karşılamak amacıyla Millî Eğitim Bakanlığı tarafından Türk İşaret Dili Sözlüğü hazırlanmış olup bu sözlük 2015 yılında Milli Eğitim Bakanlığı tarafından güncellenerek yayımlanmıştır. Yine Milli Eğitim Bakanlığı tarafından işitme engelliler ilkokullarının 1. Sınıflarında 2016 – 2017 öğretim yılından itibaren Türk İşaret Dili Dersi okutulması kararı alınmış olup bu ders için Türk İşaret Dili Dersi Öğretim Materyalleri hazırlanmıştır. Günümüze kadar Türk İşaret Dilinin, dil bilgisi yapısı hakkında yapılan çalışmalar yok denecek kadar az iken, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı tarafından Türk İşaret Dilinin dil bilgisi yapısı hakkında çalışma yapılmış olup 2015 yılında Türk İşaret Dili Dil Bilgisi Kitabı yayımlanmıştır.

KAYNAKÇA

https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/1420896

https://kisi.deu.edu.tr/serpil.kestane/SUNU%C5%9E%20TEKN%C4%B0KLER%C4%B0.pdf

http://www.tidted.org/turk-isaret-dilinin-gelisim-sureci/

https://tr.wikipedia.org/wiki/%C4%B0%C5%9Faret_dili

Bir Cevap Yazın