Tarih

"5 dakikada oku"Eski Türkler’de Evlilik Geleneklerinden Birkaç Örnek

Türkler’de toplumun çekirdeği aileden oluşur. Bir ailenin kurulması, bir devletin kurulması kadar önemlidir. Evlenmek, günümüzde olduğu gibi Eski Türkler’de de toplumsal bir görevdi. Bekarlık ayıp sayılırdı.¹ Evlenme için belirli bir yaş sınırı aranmazken, küçük yaşta evlenenlerin birlikte yaşamak için mutlaka buluğ çağına girmeleri beklenirdi.² Evlenme hususundaki en mühim şartlardan biri ise hem ana babanın, hem de evlenenlerin rızasının göz önünde bulundurulmasıydı.

Eski Türkler’de evlenecek olan erkek, kız tarafına “kalın” vermek mecburiyetinde idi. Bu sözcük “kalın, kalıng ve kalım” biçimiyle tüm Türk dünyasında karşımıza çıkmaktadır. İslam hukukunda ise adı mehirdir. Kız tarafı da bu kalına karşılık olarak “çeyiz” getirirdi. Kadın eğer boşanıp baba evine dönerse kalın olarak aldığı malı iade ederdi.³ Fakat bazı istisnai durumlarda kalın verilmeden kız alındığı da olmuştur, buna örnek olarak töredeki “Adam öldürenler; eşlerini, öldürdükleri kişinin ailesine verirler” kuralı ve aynı şekilde ant içen erkeklerin kız kardeşlerini birbirlerine kalınsız olarak vermeleri gösterilebilir.⁴

Eski Türkler’de bulunan önemli evlenme geleneklerinden birisi de “levirat” yani dul kalmış yenge ile evlenmedir. Bunun temelinde ölenin geride bıraktıklarını korumak, aile birliğinin bozulmamasını ve düzenin devam etmesini sağlamak vardır. Ayrıca ölen kişinin mirası da aile dışına çıkmamış olur.

REKLAM ALANI A

Çinliler tarafından oldukça eleştirilen bu uygulama hakkında Shih-chi ve Han-shu’da Çinli bir elçi ile aslen Çinli bir Hun veziri olan Ch’ung-hang Yüeh arasında levirata dair bir tartışma anlatılır. Buna göre; Çinli elçi: “Hsiung-nu’larda baba oğul aynı çadırda yatıp kalkarlar. Baba ölünce üvey anneleri ile kardeşlerden [biri] ölünce [diğerleri] onun eşleri ile evlenirler. [Bunlar] başlık ve kuşak kullanmazlar, saray adetlerini bilmezler.”  der. Buna karşılık olarak; Ch’ung-hang Yüeh ise “…Baba ve ağabey ölünce onların eşleri ile evlenirler, [çünkü] soylarının kaybolmasından endişe duyarlar. Dolayısıyla Hsiung-nu’lar karışıklık içinde olsalar bile soyları kesinlikle sağlam ayakta kalır. Bugün Merkezî Ülke’de baba ve ağabeyin eşleri ile evlenilmiyorsa da, akrabalık ilişkileri zayıflıyor ve birbirlerini öldürüyorlar. Soyadlarını değiştirecek kadar [ileri gitmeleri] hep bu durumdan kaynaklanıyor.”  şeklinde cevap verir.

Bu geleneğin açık bir örneği olarak, Çin’e sığınıp adeta onlara hizmetkâr olmuş olan Ch’i-min Kağan‘a eş olarak gönderilen Çin prensesi İ-ch’eng Hatun‘un ahvalini örnek verebiliriz. Ch’i-min öldükten sonra onun kağan olan oğlu Shih-pi ile evlenen Hatun⁶, o öldükten sonra da Ch’i-min’in diğer oğlu Ch’u-lo Kağan ile evlenmiştir.⁷

Türk boylarından oluşan Tölesler‘deki ilginç bir evlilik geleneğine göre; “Erkek evlenince karısının evine iç güveysi olarak gider, ancak bir çocukları olduğu zaman kendi evine geri dönebilirdi.” Bu gelenek halen Türklerde ve Moğollarda sürmektedir.⁸

Türk tarihinde başka hiçbir yerde rastlamadığımız polyandry (çok erkekle evlenme), ilginç bir şekilde Ak Hunlar‘da karşımıza çıkmaktadır. Büyük ve küçük erkek kardeşler aynı kadınla evlenirler. Erkek kardeşi olmayan bir adamla evlenen kadın başına tek boynuzlu bir başlık takarken, erkek kardeşi olan bir adamın eşi de kardeş sayısı kadar boynuz barındıran bir başlık takardı. Bu, kadının eş sayısını gösterirdi.⁹

Notlar

1- Ali Erkul, Eski Türklerde Evlenme Gelenekleri, Türkler Ansiklopedisi, C. 3, 2002, s. 63.

2- Sadri Maksudi Arsal, Eski Türklerin Hususî Hukuku, Türkler Ansiklopedisi, C. 3., 2002, s. 90-91.

3- Erkul, a.g.m., s. 63.

4- Gökçen Kapusuzoğlu, Çin Kaynaklarına Göre Türk Kültür Çevresinde Evlenme ve Cenaze Gelenekleri, Tarih Araştırmaları Dergisi, C. 34., S. 58., 2015, s. 516.

5- Ayşe Onat, Sema Orsoy, vd., Han Hanedanı Tarihi Bölüm 94 A/B, 2020, s. 17-18; Pulat Otkan, Tarihçinin Kayıtları’na (Shi Ji) göre Hunlar, 2018, s. 74-75.

6- Ahmet Taşağıl, Gök-Türkler, 2019, s. 78.; İsenbike Togan, Gülnar Kara, vd., Eski T’ang Tarihi, 2020, s. 97.

7- Togan, vd., a.g.e. 96; Taşağıl, a.g.e., s. 88.

8- Kapusuzoğlu, a.g.m., s. 515.

9- Kapusuzoğlu, a.g.m., s. 517.

Kaynakça

 

ARSAL, S. Maksudi, Eski Türklerin Hususî Hukuku, Türkler Ansiklopedisi, C. 3., 2002, s. 88-96.

ERKUL, Ali, Eski Türklerde Evlenme Gelenekleri, Türkler Ansiklopedisi, C. 3, 2002, s. 58-66.

KAPUSUZOĞLU, Gökçen, Çin Kaynaklarına Göre Türk Kültür Çevresinde Evlenme ve Cenaze Gelenekleri, Tarih Araştırmaları Dergisi, C. 34., S. 58., 2015, s. 507-522.

ONAT, Ayşe, Orsoy Sema, Ercilasun Konuralp, Han Hanedanı Tarihi Bölüm 94 A/B, 2020.

OTKAN, Pulat, Tarihçinin Kayıtları’na (Shi Ji) göre Hunlar, 2018.

TAŞAĞIL, Ahmet, Gök-Türkler, 2019.

TOGAN, İsenbike, Kara Gülnar, Baysal Cahide, Eski T’ang Tarihi, 2020.

Mersin Mehmet Akif Ersoy Sosyal Bilimler Lisesi'nde 11. sınıf öğrencisiyim. İslam öncesi Türk tarihi ile ilgileniyorum. Gök-Türkler ve Uygurlar esas ilgi alanım. Siyasî, içtimâî mezhebim Türkçülüktür.

Bir Cevap Yazın