Tarih

"8 dakikada oku"Babür İmparatorluğu’nun Kuruluşu: Panipat Savaşı

Uçsuz bucaksız iki imparatorluğun kurucuları Cengiz Han ile Timurlenk’in soyundan gelen Zahirüddin Muhammed Babür, 1494 yılında babasının ölümü üzerine, Timurluların yönettiği son bölgelerden olan Fergana’da henüz 11 yaşındayken tahta çıktı.

Semerkand Çilesi

Babür, dedesi Timur’un topraklarının gasp edildiğine inanıyordu. Zira ömrünün büyük kısmını bu toprakları geri almak için geçirmişti. Bu uğurda ilk olarak 1497’de Semerkand’ı ele geçirdi fakat diğer Timurlu üyelerinin taht kavgalarının arasında kalarak burayı kaybetti. Bir anda ortaya çıkıp büyüyen Şeybani Han liderliğindeki Özbekler 1500 yılında Semerkand’ı ele geçirdiler. Babür bir ara Şeybani Han’ın Semerkand’da olmayışından faydalanıp şehri ele geçirdiyse de, Özbekler şehri hemen geri almayı bildi. 1511 yılında Şah İsmail’in desteğiyle atası Timur’un başkentini bir daha ele geçiren Babür, müttefiki Safevîler’in Çaldıran’da yenilmesi, Semerkand halkının Şiiliğe karşı çıkması (Bâbür, Şah İsmail’in desteğini almak için Şiiliği benimsemişti veya öyle göstermişti.¹) gibi nedenlerle şehri yeniden Özbekler’e teslim etmek zorunda kaldı.

Yeni Bir Macera: Hindistan

Babür, Semerkand’ı üçüncü ve son defa kaybettikten sonra dikkatini Çenab Nehri’nin ötesine, Hindistan’a yöneltti. Amacı yine dedesi Timur’un toprakları olan Pencap’a kadar genişlemekti. Hatta Kuzey Hindistan’ı fethetmeyi öylesine istiyordu ki; yeni doğan oğlunun adını “Hindistan’ı alan” anlamına gelen Hindal koymuştu.² O zamanlarda Kuzey Hindistan, Ludi Hanedanı’nın yönetimindeydi. Hanedanın başında ise genç yaştaki İbrahim Ludi Delhi’de ikamette bulunuyordu. 1519 yılında Babür, İbrahim’den Delhi’nin teslimini istedi fakat bu isteği reddedildi.

Daha sonraları ise İbrahim’in yönetiminden hoşnut olmayan amcası Alam Han ve Ludi Hanedanı’nın Lahor valisi Devlet Han, Babür Şah’ı kendilerine yardım için davet ettiler.³ Babür ilk olarak Lahor’a ulaştı (1523-24). Ludi ordusunu bozguna uğrattı. Burayı iki gün yağmalayan Babür, Dipalpur’a yürüdü, fethetti ve İbrahim’e muhalif olan amcası Alam Han’ı vali olarak bıraktı. Alam Han, Babür’le arası bozulan Devlet Han tarafından yenilgiye uğrayıp Kabil’e kaçtı. Burada Babür’den Delhi’yi kuşatmak üzere son kez yardım isteyen Alam Han’a 30 bin kişilik bir kuvvet tahsis edildi ve Alam Han bu kuvvetlerle Delhi’deki İbrahim Ludi’yi kuşattı. Ancak İbrahim bu kuvvetleri bozguna uğrattı ve Babür, Delhi’yi almanın pek kolay olmayacağını anladı. Ancak artık kendisinin de İbrahim’le karşı karşıya gelmemesi olanaksızdı.

Panipat Savaşı ve İbrahim Ludi’nin ölümü

Arazide Hazırlık

Babürlüler ile Ludi ordusunun ilk teması 26 Şubat 1526’da oldu. Bâbür’ün büyük oğlu Hümayun emrindeki kuvvetlerle Hisar-ı Firûze’den gelen Hamid Han’ın üzerine yürüyüp dağıttı ve yüz kadar esir getirdi.⁴ Bu esirler henüz o coğrafyada Babür ordusundan başka yerde kullanılmayan misket tüfeklerini deneme amacıyla tüfekle öldürüldüler.⁵ Bu sırada İbrahim Ludi de esas ordusuyla Panipat’ın güneyine gelmişti.

Babür’ün ordusu 12-20 bin kişi iken (de la Garza savaşanların 10.000’den dahi az olduğunu söyler⁶), İbrahim’in ordusu 50-100 bin kişi idi. Fakat savaşları kazandıran sayılar değil, ruh, cesaret, strateji ve biraz da şanstı. Babür’ün askerleri bu kalabalık ordu karşısında tereddüt ediyor ama Babür şunları söylüyordu “… tereddüt ve korku yersizdi, çünkü Allah’ın ezelde takdir ettiğinden başka olamazdı.”⁷

 İbrahim’in ordusunun büyüklüğünü duyan Babür, sol kanadını korumak için nehirle ordusu arasına bir hendek kazdı ve ağaç dallarıyla engeller kurdu. Sağ kanadını ise Panipat şehrine dayayarak küçük ordusunu iyice güvence altına aldı. Merkeze öküz derisinden halatlarla birbirine bağlanmış 700 araba yerleştirdi.⁸ Bu, Vizigotlar’ın Adrianople’de⁹, Attila’nın Cataulunum’da¹⁰, Osmanlıların ise Çaldıran’da¹¹ kullandığı köklü bir savaş taktiği idi. Her arabanın arasında tüfekçiler ve topçular için siperler bulunuyordu. Araba kalesi ile ateşli silahların oluşturduğu kombinasyon, Babürlü ordusunun en büyük gücü olmuştu. Babürlü ordusu 12 Nisan’da tüm hazırlıklarını tamamlamış, düşmanının hareketini beklemeye başlamıştı.

Bir Haftalık Bekleyiş

Danışmanları Babür’e savaş düzenlerinin oldukça ihtiyatlı olduğunu, düşmanın saldırmaya cesaret edemeyeceğini söylemesine rağmen o düşmanlarının Özbekler gibi olmadığını, hiçbir şey bilmeyen Hintliler olduğunu, ne kadar şanslarının olduğunu hesaplamadan saldıracaklarını düşünüyordu.¹² Ancak son güne kadar pek de öyle olmadı. İbrahim Ludi’nin tek amacı Babür’ü Delhi’ye sokmamak olduğu için saldırmıyordu. 

Babür’ün ordusu bir hafta boyunca küçük gruplar halinde İbrahim’in ordugahını yokladı, oklar attı, hakaretler savurdu. Bunun amacı onların karşılık vermesini sağlamaktı, ancak İbrahim çadırından dışarı bile çıkmadı. Ordusunun büyük bir bölümü kendisiyle yağma için birlikte bulunan Babür’ün askerleri artık sıkılmaya, isteksizleşmeye başlamışlardı. Bunun üzerine Babür 4-5 bin adamıyla bir gece baskını yapmaya karar verdi. Ancak karanlıktan dolayı iletişim kurulamadığından veya Afganlar elleri silahta hazır göründüğünden bu da olmadı. Gündüz olunca Afganlar hareketlenmeye başladı. Anlaşılan o ki Babürlüler’in geceki başarısız harekâtından cesaret almışlardı. İbrahim 21 Nisan’da saldırıya geçti. Bu tam Babür’ün istediği gibiydi ve Ludiler için ölümcül bir sonuç olacaktı.

Savaş

Türk ordusu klasik bir biçimde dizilmişti: sağ kanat, merkez, sol kanat, öncü kuvvet ve yedek kuvvet. Her kanadın yanında düşmanı çembere almak için atlı birlikleri bekliyordu. Ludiler, alanı daraltan Türk ordusunun karşısında ne yapacaklarını bilemediklerinden sağ kanada yüklendiler. Babür’ün yedek kuvvetleri hemen sağ kanada yardıma gitti. İbrahim’in merkez kuvvetleri Babür’ün ordugahına çok yaklaşmışlardı ki, bu sırada Üstad Ali Kulu ve Mustafa Rûmi’nin -ikisi de Yavuz Sultan Selim tarafından Babür ordusunun hizmetine verilmiş Osmanlı topçularıydı¹³- başarılı top atışlarıyla Ludi askerlerini geri püskürttüler. Ludi ordusundaki filler de top seslerinden korkup kaçarak kendi askerlerini ezdiler. Babür halihazırda savaşan ordusundan alanı iyice daraltmalarını isterken, pusudaki birliklerine de saldırı emri verdi. Böylece Afganlar, kendilerini Türk ordusunun çemberinde buldular. Sabah güneş bir mızrak boyu yükseldiğinde başlayan savaş öğlene kadar sürdü. Savaş sonunda İbrahim Ludi ve 20 bin askeri öldürülmüş, İbrahim’in kafası kesilmişti.

Savaştan sonra Hümayun ve Hoca Kelan tarafından yönetilen birlikler büyük bir hızla Agra ve Delhi’ye girip hazineleri mühürledi. 27 Nisan Cuma günü Delhi’de, Câmi-i Kebir’de Babür adına hutbe okundu ve 1858 yılına kadar Hindistan’ı Türk egemenliğinde bulunduracak olan Babür İmparatorluğu böylece kurulmuş; Babür de bu devletin ilk imparatoru olmuş oluyordu.

Notlar

1- Michael H. Fisher, Bâbürlüler: Hindistan’da Bir Türk İmparatorluğu, çev. M. Fatih Çalıştır, 2020, s. 55.

2- Fisher, a.g.e., s. 41.

3- Jean-Paul Roux, Büyük Moğolların Tarihi: Babur, 2008, s. 319.

4- Reşit Rahmeti Arat, Baburnâme: Babur’un Hâtıratı III, 1970, s. 428.

5- Fisher, a.g.e., s. 63; Arat, a.g.e., s. 429.

6- Andrew de la Garza, The Mughal Empire at War, 2017, s. 42.

7- Arat, a.g.e., s. 430.

8- Abraham Eraly, Emperors of the Peacock Throne, s. 17; Fernand Grenard, Babur, 1970, s. 158; de la Garza, a.g.e., s. 41; Arat, a.g.e., s. 430; Roux, a.g.e., s. 329; Fisher, a.g.e., s. 64.

9- Amminaus Marcellinus, The Later Roman Empire, 1986, s. 423; de la Garza, a.g.e., s. 102.

10- Ali Ahmetbeyoğlu, Avrupa Hunları, 2017, s. 134.

11- Feridun M. Emecen, Yavuz Sultan Selim, 2019, s. 128.

12- Arat, a.g.e., s. 431-432.

13- Babür tarafından istihdam edilen Osmanlı topçuları için bkz. Fisher, a.g.e, s. 88-90.

Kaynakça

AHMETBEYOĞLU, Ali, Avrupa Hunları, 2017.

ARAT, Reşit Rahmeti, Baburname: Babur’un Hâtıratı III, 1970.

BAYUR, Y. Hikmet, Hindistan Tarihi I, 1987.

DE LA GARZA, Andrew, The Mughal Empire at War, 2017.

EMECEN, Feridun M., Yavuz Sultan Selim, 2019.

ERALY, Abraham, Emperors of the Peacock Throne, 1997.

FISHER, Michael H., Bâbürlüler: Hindistan’da Bir Türk İmparatorluğu, çev. M. Fatih Çalıştır, 2020.

GRENARD, Fernand, Babur, 1971.

KONUKÇU, Enver, Bâbürlüler: “Hindistan’daki Temürlüler”, Türkler Ansiklopedisi, C: 8, s. 741-760, 2002.

MARCELLINUS, Ammianus, The Later Roman Empire, 1986.

ROUX, Jean-Paul, Büyük Moğolların Tarihi: Babur, 2008.

Mersin Mehmet Akif Ersoy Sosyal Bilimler Lisesi'nde 11. sınıf öğrencisiyim. İslam öncesi Türk tarihi ile ilgileniyorum. Gök-Türkler ve Uygurlar esas ilgi alanım. Siyasî, içtimâî mezhebim Türkçülüktür.

Bir yorum

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: