• Lidya kralı
    Hikaye

    Dalkavuk Hegemonyası

    Güneş, Sardes şehrine bugün bir başka doğmuştu. Kral Unzudama sayesinde zenginleşen Lidya krallığında şölen vardı. Kralın sağ kolu olan dalkavuk Katatri, tüm asilzadelere ve zenginlere şölen davetiyesi göndermişti.

  • Hikaye

    Göç Mevsimi

    Günlerden cumartesiydi. Dışarıda kasvetli, rüzgarın kırıntısının bile bulunmadığı bir hava hüküm sürüyordu. Bugünlerde gökyüzünde ayrı bir hayat telaşı vardı. Gökyüzü ev sahipliği yapıyordu, kuşlara… Bütün kuşları kabul ederdi gökyüzü.

  • Arık
    Hikaye,  Sanat

    Arık – I

    “O gün Ağar, gözlerinde terörü gördüm ve bu başta üzerimizden soyduklarımızdan biriydi.” Çarşaf gibi suyun üzerinde dinlenir gibi salınan gondol, birkaç kez hareketle sallandı. Açık denizin ortasında, güneşin tenini yakıp kavurduğu iki varlık sıcaklığa dayanabildikleri kadar örtünmüşlerdi. Varlık sahası içinde en büyük yeri kaplayan suların, belki de en küçük alanını istila eden iki varlıktan biri çıkardığı istiridyenin yumuşacık etini parmaklarıyla parçalamaya çalışıyordu. En sonunda adı Tana olan, parmaklarıyla istiridyenin içindeki inciyi çıkarıp güneşe tuttu. “Bu sahanın en pahalı dışkısı!” dedi, suratında az önce bir varlığı katletmiş olmanın doğal gölgesi yerine, servet bulmuş birinin heyecanı vardı. Güneşte parlayan incinin yansıması gözlerindeyken Ağar, yavaşça yerinde kıpırdanıp çarşaf andıran denizi üzerine örter gibi…

  • Sanat

    BİNLERCESİNDEN SADECE BİRİ

    Rüzgarın keskin sesi kulağını acıtıyordu, kan kokan toprakta doğrulmaya çalışırken. Kesik kesik canlanıyordu bazı şeyler yağmurlu gözlerinde. Bir parmağı eksik elini soğuk toprağa koyup usanmış bedenini ancak doğrultabildi. Çevresine bakınmak isterken çevirdiği yarısı ay ışığında aydınlanan boynu bıçak saplanmışçasına birden sarsıldı. Tam elini boynuna götüreceği sırada sessizliğin sesini parçalayan top sesleri peş peşe sıralandı. Panik ve korku içinde kapattı gözlerini. Biran olsun susmalarını bekliyordu. Zihninde beliren olaylar, göğsüne kadar gelen bacağının ağrısı ve gönlündeki amansız ateş içinde bulunduğu durumu anlamasına yetmişti. ‘’Allah!’’ seslerine karışarak yükselen dumanlar geceyi daha bir karanlık, umutları daha bir erişilmez kılıyordu. Bombaların etkisiyle yerden sıçrayan topraklar, güçlükle nefes alan esmer bedenine doluyordu. Kalkıp savaşa devam etmek,…