Anime
Sanat

"5 dakikada oku"Animasyon ve Anime

TÜRKİYE’DE ANİMASYON SEKTÖRÜ

Animasyon sektörü, günümüzde bilim ve teknolojide yaşanan gelişmeler sayesinde dünyada hızla gelişen bir sektör haline dönüşmüştür. Kanada, ABD, Avrupa, bazı uzak doğu ülkelerinde, büyük ekonomik katkılar sağlamaktadır. Türkiye’de  de animasyon sektörünün hızla geliştiğini görmekteyiz.

 Son yıllarda Türkiye’de animasyon sektörüne yönelik yapılan çalışma ve yatırımlar, sektörün hızla büyüme ve gelişmesinde önemli katkılar sunmaktadır. Türkiye animasyon sektöründe; ekonomik, nitelikli işgücü,  tecrübe, bilgi birikimi, teknoloji gibi konularda elverişli bir altyapıya sahiptir. Türkiye’nin en gelişmiş illerinden biri olan Eskişehir, animasyon sektöründe yeterli kaynaklara sahiptir. Bu nedenle Eskişehir’de yürütülen çalışmalar dünya çapında tanınırlığımızı artırmaya yöneliktir.

Animasyon sektörü açısından Türkiye’nin ekonomik durumuna göz önünde bulundurduğumuzda öne çıkan bazı önemli konular bulunmaktadır:

  • Animasyon alanında hizmet veren kamu ve özel eğitim kurumlarının fazla olması
  • Nitelikli işgücünün varlığı
  • Avrupa ve Amerika’ya kıyasla İşgücü maliyetlerinin düşük olması
  • Avrupa ve Asya pazarına olan yakınlık
  • Animasyon izleyici kitlesinin yoğun olması
  • Sektörel teşviklerin bulunması
  • Üniversite-sanayi iş birliği kültürünün olması
  • Animasyon bilinci ve kültürünün yaygınlaşması
  • Türkiye’nin dinamik ve genç bir nüfusa sahip olması
  • Türkiye’nin zengin tarihi ve kültürel bir geçmişinin olması

TÜRKİYEDE ANİMASYON SEKTÖRÜNÜN TARİHSEL GELİŞİMİ

Türkiye’deki animasyon tarihinin gelişimi 1900’ lü yıllarının başına dayanmaktadır. Türkiye’de 1908 tarihine kadar bir film ya da görüntü yayılmamıştır. 1908 yıllarından sonra Türkiye’de toplu sinema salonları açılmaya başlamış ve  çekilen film ve görüntüler burada seyirciyle buluşmuştur. 1930’lu yıllardan itibaren ülkemizde sinema salonları çok önemli bölgelerde kurulmaya başlamış burada Walt Disney çizgi filmlerinin gösterime girildiği gözlemlenmiştir. Bu dönemde ülkemizdeki karikatürist ve çizerler, gösterime giren çizgi filmleri yakından takip ederek ülkemizde ilk defa Animasyon alanında çalışmalar yapılmıştır. Cemal Nadir Güler, Türkiye’de animasyon sektörüne ilgi duyan ilk karikatürist sanatçılarındandır. Türkiye’de yayınlanan ilk çizgi film, 1932 yılında Kadıköy Opera Sineması’nda gösterime giren ve Walt Disney yapımı olan ‘’The Skeleton Dance’’ (İskelet Dansı) isimli çalışma olmuştur.

ANİME NEDİR?

Gözlemlediğim kadarıyla, insanların animeler hakkında pek az bir bilgiye sahipler. İnsanlar genellikle anime ile çizgi filmi çok karıştırıyorlar. Hatta şöyle söyleyeyim size; insanlar sırf anime izledikleri için alay konusu olabiliyorlar. Hatta daha da ileri gidip arkadaşlıklarını bile bitirebiliyorlar. Bu yazımda da biraz animlerden bahsedeceğim.

Anime, anlam olarak çizgi film veya animasyon olarak adlandırılıyor. Anime kelimesi ilk defa Fransızca’da “dessin anime” şeklinde kullanılmıştır. İngilizce de ise “animation” olarak kullanılmıştır. Anime kültürünün ana vatanı Japonya’dır. Kültürümüze oradan gelmektedir. Animeler Japonlara has bir şekilde olan çizimlerin sanal ortamda canlandırılmasıdır.

Sinema filmi olan 1958 yapımı ilk renkli anime

Sinema filmi olan 1958 yapımı ilk renkli anime The White Snake Enchantress‘ın VenedikMeksika ve Berlin festivallerinde ödüller kazanmasının ardından dünya çapında söz sahibi olmaya başlayan animeler, uluslararası yarışmalardaki bu başarılarını her yıl daha da arttırarak sürdürmektedir.

    Animeler kendi çapında bir çok türü vardır. Bu da her yaş grubundan insanlara hitap etmesini sağlar. Animeleri çizgi film ve animasyonlardan ayıran bir çok temel nokta vardır. Animeleri çizgi filmlerden ayıran temel özelliklerden bir tanesi de işledikleri konulardır. Çizgi filmlerde çocuk kitlesine hitap edip onların izleyip anlayabileceği daha basit konuları -komedi, eğitim- işlerken; animeler de ise hedef kitlesi genişleyip ve işlenen konularda da değişkenlik gösterebilmektedir. Bu konular doğal afetler, dram, bilimkurgu, gerçeküstücülük, macera, duygusal, cinsellik gibi birçok konuyu rahatlıkla işleyebilirsiniz.

    Animelerin genel olarak özelliklerine baktığımızda uzun ya da kısa bacaklı insanlar, büyük pörtlek ve parlak gözleri vardır. Bu durumu Japonların gözlerinin çekik ve kısa boylu olmalarının yarattığı bir durum olduğunu söyleyenler vardır; ama daha sonra durumun öyle olmadığı anlaşıldı. Bunun sebebi ise ilk Walt Disney çizgi filmlerindeki karakterlerde, iri gözlü ve uzun bacaklı olmasıdır. Animelerdeki bir diğer  özellik ise mimik, jest ve davranışların aşırı bir şekilde görselleştirilmesidir.

Ülkemizde pek fazla bilinmemesine rağmen animeler dünyada birçok festivalde prestijli ödüller kazanıp ismini duyurmuşlardır. Bunlardan özellikle Hayao Miyazaki  dünya çapında animeler hakkında çok başarılı işler yapmıştır.

Ateş Böceklerinin Mezar-Isao Takahata

Komşum Totoro-Hayao Miyazaki

Prenses Mononoke-Hayao Miyazaki

Ruhların Kaçışı-Hayao Miyazaki

Tepetaklak Patema- Yasuhiro Yoshiura

Zamanda Sıçrayan Kız-Mamuro Hosoda

Yukarıda yazdığım animeleri rahatlıkla izleyebilirsiniz. Hepsi birbirinden güzel ve hepsinde farklı konular işlenmiştir. Keyifli seyirler.

KAYNAKÇA

tr.wikipedia.org/wiki/Anime

www.bebka.org.tr/admin/datas/yayins/193/animasyonsektoru2018bsk-web_1541156624.pdf

Müptezel olmuş bir zaman diliminde yaşamaktadır.

Bir Cevap Yazın