Sosyal medya şiddetinin insanı sarmalaması
Psikoloji,  Sosyoloji

"7 dakikada oku"Sosyal Medya ve Simgesel Şiddet

Sosyal medya hayatımızın her alınana etki etmekte ve gün geçtikçe etkisini arttırmaktadır bu yüzdendir ki birçok çalışmaya konu olmuş ve olmaya devam etmektedir.

Sosyal medya bireylerin paylaşımda bulundukları, iletişim kurdukları, haberleştikleri ve ulaşılabilirliği kolay, güncel, ucuz ve hızlı iletişime olanak veren bir platformdur (Bostancı, 2010:14; akt: Yalçın,2015:14). Sosyal medya zaman ve mekân sınırlaması olmadan tartışmaya ve paylaşım yapmaya olanak sağlamaktadır. Kişiler hem takip eden hem de takip edilen konumunda bulunarak kendi ürettiği içerikleri kolaylıkla paylaşmakta ve diğer kişiler tarafından paylaşılan bilgilere kolayca ulaşmaktadır (Mavnacıoğlu, 2009:64; akt: Yalçın, 2015:15). Sosyal medyanın pek çok olumlu özelliklerinin yanı sıra kişileri gerçek yaşamdan uzaklaştırma, sanal dünyaya entegre etme, gerçek kimliklerini gizleyerek sahte profiller oluşturma, anı yaşayamama, anı yaşamak yerine o anı ölümsüzleştirme ve mahremiyet duygusunu azaltma gibi olumsuz özellikleri de vardır(Yalçın, 2015).

Sosyal medyanın bir etkisi de simgesel şiddete olanak vermesidir. Simgesel şiddet bir bakıma söz ve hareketlerin; korkutma, sindirme, cezalandırma ve kontrol aracı olarak kullanılmasıdır. Hakaret etme, ad takma, alay etme, sık sık eleştirme (Coker-McKeown,2000: 99; akt: Uzun, 2010: 52), kişinin hareket ve ifade özgürlüğünü kısıtlama gibi fiziksel bir baskı olmaksızın uygulanan ve ruh sağlığına bozucu etkilerde bulunan eylemler simgesel şiddete örnek oluşturmaktadır (Bourdieu,1997:84; akt: Uzun, 2010:52).

Pierre Bourdieu’nün önemli kavramlarından biri olan simgesel şiddet; algı, düşünce ve eylemlerimiz olan bilişsel yollar ile gerçekleşmektedir. Aynı zamanda biliş ve tanıma eylemleri olan tahakküm ve boyun eğdirme hiyerarşilerini kapsamaktadır (Hamzaoğlu&Konuralp,2019). Bu sebeple simgesel şiddet bazı durumlarda fiziksel şiddetten daha fazla etkili olabilmektedir çünkü simgesel şiddet fark edilmeyen ve günlük yaşamda düşünce kalıplarımız içinde olan derin ve yaygın bir psikolojik süreçtir (Bourdieu,1997: 27; akt: Uzun, 2010: 54). Günlük yaşamda; eğitim, medya, kadın erkek güç ilişkileri gibi birçok alanda yer almaktadır(Ölçer, 2019).  Hayatın her alanında var olan simgesel şiddet sosyal medyada da karşımıza çıkmaktadır. Sosyal medyanın kullanıcı kitlesi gün geçtikçe artmakta ve sayının artması simgesel şiddete maruz kalan kişi sayısında da artışa neden olacaktır(Mavnacıoğlu, 2009:64; akt: Yalçın, 2015:15).

Sosyal medya kullanıcıları simgeler, görseller, emojiler ve çıkartmalarla kendilerine ait bir iletişim tarzı kurarak yeni bir kültür inşa etmektedirler. İnşa edilen kültür ise sosyal medya kullanıcılarını tek tipleştirmekte ve simgesel şiddet ise tam olarak burada başlamaktadır. Kültürün getirdikleri ve kültüre uyum sağlamak adına yapılan davranışlar olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu davranışlar herhangi bir toplumsal olay adına yapılan paylaşımlarda da kendini göstermektedir. Önemli günlerde, olaylarda yapılmak istenmediği hâlde o kültüre ait olduğunu belirtmek ve diğer kişilerden tepki almamak adına yapılan paylaşımlar örnek olarak verilebilir. Özellikle bu baskının toplum tarafından benimsenmiş ve tanınan ünlü kişilere yapıldığı görülmektedir. Son zamanlarda İsrail ve Filistin arasında yaşanan çatışmalara tepki göstermediği için sosyal medya üzerinden paylaşım yapmaları adına bu kişilere mesajlar atılmaktadır. Bu paylaşımları yapan kişiler ise toplum tarafından daha fazla benimsenmekte ve tanınırlıkları artırmaktadır (Konuk, 2019).

Simgesel şiddete örnek oluşturabilecek bir diğer konu ise: Sosyal medya kullanım oranındaki artış ile mutluluk düzeyi azalmakta, hayattan ve bedeninden memnun olmama durumu ise artmaktadır. Sosyal platformlarda bireyler her anı, bulundukları yerleri, yedikleri yemekleri, çektikleri video ve fotoğrafları paylaşarak diğer kullanıcılar ile bir rekabet içerisine girebilmektedirler. Rekabet durumu ise bir başkasının daha mutlu olduğunu daha çok eğlendiğini düşündürtmekte ve tatminkârlık düzeyini azaltmaktadır.

Sosyal medya kullanım şekilleri cinsiyetlere göre farklılaşmakta; kadın kullanıcılar daha fazla duygu durumlarını yansıtan paylaşımlarda bulunma ve diğerlerinin daha mutlu olduklarını düşünme eğilimindeyken; erkek kullanıcılar diğerlerini kışkırtma meşguliyetinde oldukları söyleminde bulunmuşlardır(Yıldırım, 2014). Bu platformlar aynı zamanda bireylere güzellik algısı gibi belli mitleri aşılamaktadır: Bireyleri tek bir kalıba sığdıramaya çalışan bu yargı sonucu aynı saç modeline sahip, aynı giyim tarzını benimsemiş bireyler ortaya çıkmakta hatta fiziksel olarak da çizilen bu kalıba uymak için tedavi yöntemlerine başvurabilmekte ve birçok fiziksel müdahaleden geçilmektedir. Kendini bu güzellik algısının dışında gören bireyler ise bir dışlanma hissi yaşamakta ve bu kalıbın içine girmek için çabalamaktadırlar. Bireyler; güzel/çirkin, yüksek/alçak gibi ikili karşıtlıklarla düşünüp algılayarak sembolik şiddet dili ile kendini konumlandırmaktadır (Ölçer,2020).

Simgesel şiddet ve beğeni mücadelesine sahne olan sosyal platformlardan biri de Youtube’dur. Youtube her konuda içerik üretilebilen, kültürel ve simgesel temsillerin tanınmasını sağlayan bir platformdur. Youtuberlar toplumsal sınıf mantığını aktarmada bir araç olarak rol oynamaktadırlar. Lüks ve gösterişçi tüketimin kutsandığı günümüzde, sanal dünyadaki hiyerarşik düzenin aktarılması bu fenomenlerle gerçekleşmektedir. Fenomenler bu şekilde hareket ederek simgesel şiddeti doğallaştırılmaktadır(Ölçer, 2019:38;akt: Özdemir,2020).

Simgesel şiddetin uygulandığı sosyal platformlardan bir diğeri de Ekşi sözlüktür. Günlük hayattaki sınır/sınırlamaların olmadığı dinamik ve denetimin zor olduğu bir mecra olarak karşımıza çıkmaktadır.  Günlük yaşamda bir araya gelmesi güç olan bireyler fikir ve görüşlerini beyan etmekte. Ancak bazı yazarlar tarafından küçümseyici yorumlar yapılmakta ve görüşlerini beğenmedikleri yazarları eleştirmektedirler bazen bu eleştiriler küçümseyici bir şekilde ve belirli bir kişiyi hedef alarak yapılmaktadır. Eleştiriler içerisinde örtük ve dolaylı bir şekilde nefret söylemleri yer alabilmekte. Hâkim görüşe aykırı fikirleri olan yazarlar çok kötü butonuna basılarak kötülenmekte, bu yazarlara küfür ve hakaret edilmekte hatta bu kutuplaşma ve farkın olumsuzluğu linçlere yol açabilmektedir. Yani simgesel şiddet uygulanarak karşıt görüşteki kişilerin fikirlerini ve görüşlerini paylaşmalarında dolaylı olarak da olsa engel olunmaktadır. Bireylerin anonim olması simgesel şiddeti artırmakta ve denetim altına alınmasını zorlaştırmaktadır (Yalçın, 2015).

Sonuç olarak günlük yaşamda fazlaca simgesel şiddete maruz kalınmakta ancak simgesel şiddet kimi zaman fark edebilirken kimi zaman farkına bile varılamamaktadır. Sosyal medya da açık bir biçimde simgesel şiddetin üretim alanlarından biri olarak karşımıza çıkmakta ve yapılan araştırmalar, bulunan bulgular da bu sonucu desteklemektedir.

Kaynakça

Hamzaoğlu, M., & Konuralp, E. (2019). Türkiye’de kadına karşı şiddetin sembolik ve    doğrudan biçimleri: namus olgusu ve namus Cinayetleri. Adli Tıp Bülteni24(3),          226-235.

Konuk, N. (2019). Bir medya aracı olarak instagram kullanımı ve kişisel iletişim kaygısı            üzerine üniversite öğrencileri ile araştırma. European Journal of Managerial        Research  (EUJMR)3(4), 1-26.

Ölçer, H. (2019). Pierre Bourdieu sosyolojisinde simgesel şiddet sorunsalı ve      içimleri. Nosyon: Uluslararası Toplum ve Kültür Çalışmaları Dergisi, (2), 34-49.

Ölçer,H. (2020). Bourdieucu toplumsal ayrım pratiklerinin sosyal medyaya yansımaları:           facebook ve instagram örneği. Yüksek Lisan Tezi, Mardin Artuklu Üniversitesi           Lisansüstü Eğitim Enstitüsü Sosyal Anabilim Dalı, Mardin.

Özdemir, M. (2020). Bourdieu perspektifinden sınıfsal ilişkileri okumak: youtuberların simgesel şiddetin üretimine etkisi. Intermedia International E-journal7(13), 299-   316.

Uzun, G. (2010). Postmodern dünyada postmodern şiddet fenomeni bağlamında reklamlarda    simgesel şiddet. Yüksek Lisans Tezi, Gazi Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü   Halkla İlişkiler ve Tanıtım Anabilim Dalı, Ankara.

Yalçın, N. (2015). Sosyal medyada simgesel şiddet: Ekşi Sözlük örneği (Master’s thesis).

Yıldırım, E. (2014). Sosyal medya psikolojisi ve dijital yerliler. Sağlık Düşüncesi ve Tıp            Kültürü Dergisi, 31, 80-83

Bir Cevap Yazın