Trafik
Psikoloji

"6 dakikada oku"Psikoteknik Değerlendirmenin Kaliteli Bir Trafik Ortamı Yaratma Üzerine Etkileri

Ulaşım, insanların hayatında önemli bir yer kaplar. İnsanlar için çeşitli ulaşım yolları bulunmaktadır. Bunlar karayolu, havayolu, denizyolu gibi ulaşım yollarıdır; insan yaşamına kolaylık sağlar ancak bunun yanında yaralanma, sakatlanma ve maddi hasarlar gibi ulaşımın getirmiş olduğu olumsuzluklar da vardır. Ülkemizde en yaygın ulaşım biçimi, karayolu ulaşımıdır. Bu yaygınlık trafik kazalarını beraberinde getirmekte ve kazaların %89,6’sı sürücü hatalarından kaynaklanmaktadır (TÜİK, 2016,2017).

Trafik ortamı trafik kurallarını, araçları ve insanları içeren bir ortamdır. Bu ortam içerisinde insan faktörünü barındırması sebebiyle önem arz etmektedir. Teknolojinin gelişmesiyle trafik ortamının güvenli bir hale gelme çalışmalarının yanı sıra, güvenlik önlemleri ve denetimlere rağmen insan faktörünün etkisiyle yaralanmalar, sakatlanmalar ve ölümler artmaya devam etmektedir. Trafikte kazalar ve hatalar psikologlar tarafından ele alınmakta ve psikoloji biliminin yöntemleri, metaforları ve özel modelleri kullanılarak trafik sistemine katkıda bulunmaktadır. Katkılardan biri sürücülerin bilişsel, psikomotor becerileri açısından değerlendirilerek trafiğe dahil edilmesidir. Bir diğeri, mühendislik ve denetim alanındaki sistematik çalışmaların (yol, araç dizaynı, güvenlik kampanyaları, trafik cezaları için öneriler vs.) trafik güvenliğine katkı sağlamasıdır (Brown, 1997, akt. Yasak, 2002). Psikolojinin trafik güvenliğine sağladığı bu katkılar, bilimselliğin dayanak alınması sebebiyle güçlü çözümler sayılabilir. Teorik bilginin pratiğe uygulanması her zaman kesin ve olumlu sonuçlar ortaya çıkarmasa da bilimsel bilginin, birikimli olma ve ilerleyebilme özelliği düşünülürse yeni teorik bilgilerin ortaya çıkacağı, bu bilgilerin pratikte yeni faydalar sağlayabileceği bilinmektedir.

Trafik psikolojisinin çalışma konuları güvenli sürücülük davranışlarını tanımlama, trafik kurallarını ihlal etme ve kazaya karışma nedenlerini belirleme, kural ihlalini alışkanlık haline getirenleri trafiğe kazandırma, kaza riskini arttıran faktörleri araştırma ve önlem amacıyla çözümler üretmedir. Birinci Dünya Savaşı sırasında personel seçimi ve görev dağılımı için kullanılan “Psikoteknik Değerlendirme” 1900’lerin başında yol güvenliğine katkı, güvenli sürücülüğün araştırılması ve sürücülerin seçilmesi için kuramsal ve uygulamalı olarak başlamıştır (Yasak, 2002). Psikoteknik değerlendirme; sürücülerin dikkat, algı, muhakeme, hız-mesafe tahmini, görüş açısı, el-ayak-göz koordinasyonu gibi zihinsel, psikomotor becerilerinin bilgisayar destekli test sistemleri ile ölçülmesini sağlar. Psikoteknik yöntemlerde bilgisayar teknolojileri sayesinde testlerin uygulanması, değerlendirilmesi ve yorumlanması hızlı ve en az hata ile uygulanabilmektedir. Böylece sürücü yetkinlikleri tarafsız ve bilimsel olarak somut verilerle görülmektedir. Sürücülük için kullanılan psikoteknik değerlendirmenin hedefleri; araç kullanabilmek için gereken zihinsel ve psikomotor becerileri sahip olup olmadığını anlamak, sürücülerin kendi becerileri konusunda farkındalık oluşturmak, trafikte tehlikeli sürücülerin oluşturduğu güvenlik riskini azaltmak, trafik güvenliğini sağlamak, trafik güvenliğine dair bir anlayış gelişmesine katkıda bulunmak olarak sayılabilir (Duman ve Tuzgöl, 2019). Sürücülerin bu beceriler kapsamında değerlendirilmesi, yaya ve sürücülerin daha kaliteli ve güvenli bir trafik ortamında ulaşım sağlamalarını sağlamaktadır. Ülkemizde bu alanda ilk çalışma 1952 yılında Dr. A. Erdoğan Noyan tarafından kurulan İETT’ye meslek elemanı seçmek ve bireylerin becerilerine göre değerlendirme yapmak amacıyla psikoteknik değerlendirme laboratuvarıdır. Daha sonra Devlet Demir Yolları eleman seçim ve değerlendirmesi için laboratuvarlar kurulmuştur (Spor, 2001). Ayrıca 1996 yılında bir yapılan düzenleme ile psikoteknik değerlendirme ve psikiyatri uzmanı muayenesinden geçme zorunluluğu getirilmiştir. Bu zorunluluk 1 yılda 5 kez hız ihlali, 3 kez alkollü araç kullanma, 1 yılda 2. kez 100 ceza puanını doldurma sebepleriyle ehliyetlerine el konulan sürücülere ehliyetlerini geri alabilmeleri için konulmuştur. Bu yasal destekle trafik psikolojisi Türkiye’de önem kazanmış ve psikoteknik değerlendirme için psikologlar görevlendirilmiştir (Duman ve Tuzgöl, 2019). Psikoteknik değerlendirmenin yasalarla desteklenmesi trafiğe olan katkılarının büyük olduğunun göstergesidir. Bu öneme sahip bir uygulamanın neler barındırdığını bilmek gerekir.

      Psikoteknik değerlendirme, sürücülükle ilgili yeteneklerin yanı sıra kişilik ve trafiğe olan tutumların ve alışkanlıkların değerlendirmesini de yapmaktadır. Sürücü davranışının “sürücülük becerisi” ve “sürücülük biçimi” olmak üzere iki yönü vardır. Sürücülük becerisi, sürücünün bilişsel ve psikomotor yeteneklerini temsil ederken; sürücülük biçimi sürücünün kişilik özellikleri ile ilgili araç kullanma alışkanlığını temsil etmektedir (Yasak, 1997, akt. Duman ve Tuzgöl, 2019). Psikoteknik değerlendirmenin yalnızca sürücülük becerisini değil aynı zamanda sürücülük biçimini de değerlendiriyor olması büyük bir avantajdır. Çünkü bireyin sürücülük becerilerinin yanında bu becerileri ne yönde kullandığı, onun kişilik özellikleri, trafiğe olan tutumu da etkilidir. Psikoteknik değerlendirme ile sürücülerin seçilmesi ve uygun özelliklere sahip olmayan bireyleri psiko-eğitime yönlendirmek trafikte sürücülerden kaynaklanan olumsuzlukların azaltılmasını sağlayabilir. Bununla birlikte psikoteknik değerlendirmeden geçememiş bireylerin trafiğe tekrar kazandırılabilmesi için bazı programlar zorunlu hale getirilebilir. Böylelikle trafikte daha kaliteli bir ortam oluşturulmasında psikoteknik değerlendirmenin yanında bu programlar da katkı sağlayabilir.

 

 

KAYNAKÇA

  • Duman, R.N. ve Tuzgöl, K. (2019). Toplu Taşıma Şoförlerinin Dikkat, Tepki Hızı ve Muhakeme Düzeyleri ile Kişilik Özellikleri, Yaş, Eğitim Durumu Arasındaki İlişki. Türkiye Bütüncül Psikoterapi Dergisi, 2(3), 48-67.
  • Spor, N.Y. (2001). Psikoteknik ve Kullanım Alanları. Türk Tabipleri Birliği Mesleki Sağlık ve Güvenlik Dergisi, 13, 13-16.
  • Yasak, Y. (2002). Trafik Psikolojisi ve Psikoteknik Değerlendirmenin Tarihine Genel Bir Bakış. Türk Psikoloji Yazıları, 5(9-10), 121-136.
  • Türkiye İstatistik Kurumu (2016-2017). Ulaştırma İstatistikleri. Ankara

Bir yorum

  • İlker Mert

    Psikoteknik raporlaması teorik olarak faydalı olabilir ancak hayatta bu şekilde kullanılan bir durum değil. Psikoteknik belgesini alabilmek için önce psikomotor testine tabi tutuluyoruz ardından psikiyatri hekimine muayne oluyoruz. Ancak ülkemizde bu uygulamalar formaliteden ibaret. Tüm test merkezleri cevapları veriyor ve kendileri giriyor, ardından sürenin dolması için boş boş oturuyorsunuz. Psikiyatri muaynesinde ise; psikiyatri merkezlerinin anlaşmalı oldukları özel kliniklerde bulunun psikiyatri hekimlerine sözde muayne oluyorsunuz. Bu muaynelerde hiçbir psikolojik tepkinize bakılmıyor 5 dk içerisinde kağıdınız imzalanıp onaylanıyor. Zaten verilen belgelerin geçerlilik süresi 5 yıl. 5 yıl içinde kişinin psikolojik duru ister istemez farklılık gösterir. Demem o ki; psikoteknik raporlaması bilimsel olarak faydalı gözükse bile sektörün içinde bulunun kişilere sorsanız eminim ki tüm herkes gereksiz olduğunu belirtecektir. Ülkemizde para tuzağından başka bir şey değildir. Yazınız için tekrar teşekkürler.

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: