Psikoloji

"6 dakikada oku"PSİKOLOJİK TESTLERLE İLGİLİ ETİK STANDARTLAR

Günümüzde bireylerin psikolojik yönden değerlendirilmesi için birçok test materyali kullanılmaktadır. Çocuklarda zekâyı ölçmek için geliştirilen Wechsler Çocuklar için Zekâ Ölçeği (WISC), çocukları gelişimsel açıdan değerlendiren Ankara Gelişim Tarama Envanteri (AGTE), yetişkin bireylerde kişiliği ölçmek için kullanılan Minnesota Çok Yönlü Kişilik Envanteri (MMPI) psikolojide kullanılan önemli testlerden bazılarıdır.

Psikolojik testler, ölçme esnasında ölçülecek özellik soyut olduğu için bireylere ölçülecek olan özellikler ile ilgili bir takım maddeler sunup o maddelere nasıl tepkiler verildiğini dolaylı olarak ölçmektedir (Erkuş, 2012). Ölçüm esnasında dikkat edilmesi gereken en küçük noktayı dahi göz ardı etmek, test materyalinin yanlış veya eksik yorumlanmasına neden olabilmektedir. Bu sebeple materyalleri kullanırken bazı etik kurallara dikkat edilmesi gerekir. Dikkat edilmesi gereken hususlardan ilki, uygulanacak test materyalinin uygunluğudur. Yani danışan hangi sorunla geldiyse veya ne için yönlendirildiyse ona uygun test materyalini vermektir (TPD, 2018). Danışanın verilecek olan testin örneklemine uygun olup olmadığına bakılmalıdır. Bu sayede danışanın içinde bulunduğu durum en doğru şekilde değerlendirilmiş olacaktır. Bir diğer önemli husus; danışanın yaşını, okuma yazma durumunu, herhangi bir görme probleminin olup olmadığını, okuduğunu anlama becerisinin yeterli olup olmadığını, zekâ açısından verilecek olan testi uygulayabilecek durumda olup olmadığını öğrenebileceğimiz küçük çapta test öncesi bir görüşme yapılmalıdır ki danışanı tanıyıp testin uygun olup olmadığına karar verilmelidir.

Yapılan çalışmalar gösteriyor ki psikolojide etik ihlaller arasında sık rastlananlardan biri de testi uygulayacak olanların yeterli eğitiminin/yetkinliğinin olmamasıdır (Jacob-Timm, 1999; Dailor ve Jacob, 2011). Bu durum danışanın test sonucunun yeterli ve doğru bir şekilde yorumlanmamasına neden olmaktadır. Türk Psikologlar Derneği Etik Yönetmeliği’ne (TPD, 2018) göre psikolog geçerli ve güvenilir olan bir ölçüm aracı kullanmalı, ölçüm aracının kültüre, yaşa, ölçmek istediği özelliğe uygun olup olmadığını göz önünde bulundurmalıdır. Test aracı danışanın anlayabileceği dilden olmalı ve test aracının dili ile danışanın ana dili de göz önünde bulundurmalıdır (APA, 2017; TPD, 2018). Bu sayede testin sonuçlarının güvenirliği artar ve daha doğru değerlendirme yapılabilir. Test sırasında danışanın klinik görünümü (danışanın test esnasında giyim kuşamı, davranışları, konuşması gibi) de testin sonucu ile birlikte ele alınmalı, değerlendirilmelidir. Bu durum göz ardı edilirse değerlendirme sonucu danışanın durumunu tam olarak yansıtmaz. Psikolog, danışana ölçüm aracını vermeden önce danışanı test hakkında bilgilendirmelidir. Örneğin testin amacını, teste vereceği cevapların başkalarıyla paylaşılmayacağını, (bazı durumlar istisna, intihar vakaları gibi), testin nasıl yapılacağını öncesinde söylemelidir. Bu durumda danışan hem testin nasıl yapılacağını öğrenmiş olur hem de teste daha samimi yanıtlar verir. Dikkat edilmesi gereken bir başka konu testin gerçekten danışan için gerekli olup olmadığıdır. Örneğin danışan gayet kendini ifade edebilen, işbirlikçi ve dirençsiz bir danışan ise o kişiye (kişiyi tanımak amacıyla) 566 soruluk MMPI testini vermeye gerek yoktur. Aynı zamanda danışan açısından bakıldığında zaman kaybı da olacaktır. Ama tam tersi danışan dirençli, kendini açma ve işbirliği yapma sürecinde zorlanıyorsa danışanı daha yakından tanımak için MMPI testi verilebilir. Eğer ki hastanın teste karşı direnç gösterdiği düşünülüyorsa ve bu durumu destekleyen kanıtlar varsa testin raporunda bu durumu kesinlikle belirtilmelidir. Çünkü bu durum testin sonucunu da etkileyecektir. Test sırasında eğer danışanın yönergeyi anlamadığı düşünülüyorsa yönergeyi tekrar edilmedir. Fakat bu durum sürekli tekrarlanmamalıdır. Çünkü bazı test ortamları (TAT gibi) çağrışımları kesintiye uğratmamak açısından oldukça önemlidir. Hatta danışanın yönergeyi anlamamasının altında yatan bir sebebin olup olmadığı da göz önünde bulundurulmalıdır. Örneğin okuduğunu anlama becerisinde mi yetersizlik yaşıyor yoksa testi kavramada zekâ olarak yeterli değil mi gibi durumlar göz önünde bulundurmalıdır. Ayrıca testi danışanın ne kadar zamanda bitirdiğine de dikkat edilmelidir, bu durum da bize danışan hakkında bilgi sağlar. Test aracı normal bireylerde en fazla 1 saatte yapılıyor fakat danışan 2 saat gibi bir sürede bitirdiyse bu durum da değerlendirirken göz önünde bulundurulmalıdır. Önemli bir başka konu ise eğer verilecek olan testin yalnız uygulanması gerekiyorsa danışan sessiz bir odada test ile baş başa bırakılmalıdır. Test esnasında danışan zorunlu kalmadıkça bölünmemelidir. Örneğin test esnasında danışanın verdiği yanıtla ilişkili, testin gidişatını etkileyeceği düşünülen bir soru söz konusuysa soru sorulabilir. Onun dışında merak gidermek amacıyla sorular yöneltip danışanın dikkati dağıtılmamalıdır. (TAT testi gibi). Ayrıca psikolog, danışana test vermeden önce yapacağı açıklamaları danışanın anlayabileceği şekilde aktarmalıdır ki danışan neyi nasıl yapacağını anlayabilsin (APA, 2017).

Testi uygulayan danışanın da test sırasında dikkat etmesi gereken bazı sorumluluklar vardır. Bunlardan ilki danışan teste zorunlu kalmadıkça ara vermemelidir, testi dürüst ve samimi bir şekilde cevaplamalı, teste karşı yanıltıcı davranış ve tutumlardan kaçınmalı ve teste ön yargısız yaklaşmalıdır. Test uygulaması esnasında eğer danışan testi bırakmak isterse danışan teste devam etmesi için zorlanmamalıdır fakat bırakmak istemesinin altında yatan nedenler araştırılmalıdır. Psikolog testin sonuçlarını önyargısız ve tarafsız bir şekilde değerlendirmelidir. Tüm bu etik kuralların önemine rağmen maalesef ki halen Türkiye’de psikologların meslek yasası olmadığından alanda yapılan yanlış uygulamalar, etik ihlaller denetlenememektedir. Bu durum sonucunda hem danışanlar hem de alanda çalışanlar mağdur olmaktadır(Yaşam ve Gülbahar, 2018).

 

KAYNAKÇA

APA. (2017). Psikologların  etik ilke ve davranış kuralları. https://www.apa.org/ethics/code

Dailor, A. N., Jacob, S. (2011). Ethically challenging situations reported by school

          psychologists: Implications for training. Psychology in the Schools, 48(6), 619-631.

Erkuş, A. (2012). Varolan ölçek geliştirme yöntemleri ve ölçme kuramları psikolojik ölçek

          geliştirmede ne kadar işlevsel: Yeni bir öneri. Eğitimde ve Psikolojide Ölçme ve  

          Değerlendirme Dergisi, 3(2), 279-290.

Jacob-Timm, S. (1999). Ethically challenging situations encountered by school psychologists.

          Psychology in the Schools, 36(3), 205-217.

Türk Psikologlar Derneği. (2018). Türk psikologlar derneği etik yönetmeliği. Erişim tarihi: 30

          Kasım 2020. https://www.psikolog.org.tr/tr/files/folder/etik-yonetmeligi-x389.pdf

Yaşam, K., Gülbahar, B. (2018). Türkiye’de zeka değerlendirme sürecinde yaşanan etik

          sorunlar ve öneriler. Ankara Sağlık Hizmetleri Dergisi, 17(2), 46-57.

Bir Cevap Yazın