Gündem,  Sosyoloji

"3 dakikada oku"Bir Mücevher Değil, Kadın!

Bu ölen kaçıncı kadın diyemiyorum, çünkü öylece ölmediler. Onlar hasta olup ölmediler örneğin… Her biri vahşice katledildi. Tekrar ediyorum, vahşice! Anneleri, çocukları, yakınları kaldı ardında. Neler hissetti onlar hiç düşündünüz mü? Ya da Türkiye’ de kadın olarak yaşamak nasıl bunu düşündünüz mü? Eğer düşünmediyseniz ben size biraz bahsedeyim.
Eğer Türkiye’de bir kız çocuğuysanız kibar olmalısınız ve genellikle susmalısınız. Öyle istediğiniz yerde, istediğiniz şekilde fikir beyan etmek gibi bir hakkınız elbette yoktur. Bir genç kızsanız, örneğin Doğu’da, okula gitmek sizin için lükstür. İyi bir öğretmen çıkarsa karşınıza ya da büyükleriniz uygun görürse devam edebilirsiniz okula. Siz hayal kurmazsınız, hayalleriniz ve yolunuz birileri tarafından resmedilmiştir sizden önce. Medeni olan Batı’da? Okula gitmeniz daha kolaydır evet. Aileniz ikna olmuştur eğitimin gerekli olduğuna. Bu yeter mi? Yetmez. Okul yolunda, dershane yolunda, otobüste arkanıza bakmadan yürüyemezsiniz. Gölgenizden korktuğunuz zamanlar da olur. Ya akıl sağlığı yerinde olmayan biri sizi takip ediyorsa? Eve doğru yürürken telefonla konuşuyor gibi yaparsınız, “Evet baba gelmek üzereyim. Bekliyor musun?” Eve sipariş verdiğinizde üzerinizi değiştirirsiniz mesela. Bağırırsınız yine babanıza, “Evet babacığım, yemek geldi.” Kazara kurye akıl sağlıyı yerinde olmayan, takıntılı biri olabilir. Evde yalnız olduğunuz anlaşılmasın diye kapıya babanızın ayakkabısını koyarsınız. Oldu da birine gönül verdiniz, karşınızdaki adam sizi gözünü kırpmadan öldürebilir. Sizi bir caddede, meydanda dövebilir. Kimsenin sesi çıkmaz. Aman bana dokunmasın da! Ya evli bir kadınsanız Türkiye’de. Kocanızdır, döver de sever de! Aldatırsa mı? Başka gül hoşuna gitmiş, koklamış o gülü bir kere. Ne olacak sanki? Sen sus, sabret. Aman sesini çıkarma, olan sana olur sonra. Çocuğun varsa mı? Çocuğunun önünde dövülürsün bu kez. Çocuğun erkekse görür karısını döver, çocuğun kızsa susmayı öğrenir. Belki bir tokat da ona atılır. Bağıra bağıra susar, bağıra bağıra susarsın. Dövülürsün de, öldürülürsün de ama sesin çıkmaz. Ardında yaşların kalır; yaşayamadığın, en güzel yaşların… En sevdikleriniz, en çok seviyor zannettikleriniz yapar bunu. 

Şimdi düşündünüz mü? Bir kez olsun empati yapın ne olur, bir kez olsun yerine koyun kendinizi. Kadınlar gül değildir, kadınlar çiçek değildir, altın değildir, değerli bir mücevher de değildir. Kadınlar insandır, herkes gibi bir insan. Bir annedir, bir çocuktur, bir eştir. Bu hayatta saygı duyulması gereken birer insandır. İkinci sınıf değillerdir örneğin. İnsanları statülere bölmek, kadınları ikinci sıraya yerleştirmek ne kazandırıyor size?
Kadınları pamuklara sarıp sarmalamayın. Sadece saygı duyun, ne olur sadece saygı duyun. Bir insan olarak sahip oldukları tüm haklara saygı duyun. Fazlasını onlar size sunacaktır zaten. Yeter ki bir insanın en temel hakkı olan “Yaşama hakkı” nı almayın ellerinden. Dedim ya bağıra bağıra susarlar diye. Bağıra bağıra susturmayın kadınları! Birlikte bağırın zaman zaman. Ses olun, nefes olun, güç olun onlara…

                                                                                                                   

Bir Cevap Yazın