Modern ve Postmodern Eğitim
Felsefe

"10 dakikada oku"Modern ve Postmodern Eğitim

Giriş

  Dünya tarihinde eğitim incelendiğinde, endüstriyel devrim ve akabininde de gelen büyük çaplı değişimlerle birlikte eğitim anlayışı, daha önce olduğundan çok daha farklı bir noktaya evrilmiştir. Pozitivist anlayış benimsenmiş, eğitimin ideolojilerin aktarımında kesin bir yol olarak benimsendiği görülmüştür. Öğretmenin rolü, çoğunlukla kendisine verilen müfredatı işlemek ile daraltılmış, öğrenciler ise, genel kapsamda tek bir kimliğin devamı olacak şekilde yetiştirilmeye başlanmıştır. Endüstriyel devrim ile de beraber yayılan bilimsel aydınlanma ideali, eğitim sistemine yansıma konusunda başarısızlığa uğramıştır. Dolayısıyla ortaya modern eğitim ve zamanımıza daha uygun olmayı hedefleyen postmodern eğitim anlayışları çıkmıştır.

Modern Eğitim Anlayışında Okul Yönetimi ve Merkeziyetçilik

  Bireylerin değerleri ve beklentilerinin, modern eğitim anlayışıyla beraber yetki ve gücün okul yöneticileri elinde toplanmasıyla ihlal edildiği gözlenmektedir. Okul yöneticisi ve çeşitli kademeler arasında oluşturulan keskin hiyerarşi, kesin karar niteliğinde olumlu görülse de eğitim mantığı bakımından işlerliğini yitirmiştir. Bu tarz modern eğitim sistemleri okul içerisinde eğitim alan veya görev yapan kişilerin psikolojik durumlarına da yansımaktadır. Yalnızca pozitivist bakış açısı, topluluk içerisinde birbirinden farklı insanların birbirinden farklı yaklaşımlarını analiz etmekte yetersiz kalmaktadır.

  Okul yöneticileri, hem müfredat bakımından doğrudan karar mekanizmasında yer almamaları hem de okulun verilen eğitimin kapsamı açısından en üst konumunda yer almamaları sebebiyle durumu analiz etme konusunda yetersiz kalabilmektedir.

  Modern eğitim anlayışıyla birlikte, nitelikten ziyade seri ve tek tip üretimi amaçlayan, bireysel çeşitliliğe, zenginliğe ve farklılığa imkan tanımayan kurumlara dönüşmüştür demek yanlış olmaz. Katı bir bakış açısının sunduklarıyla; okullar, katı kurallarla işleyen, belirlenmiş programları uygulayan, hâkim ideolojiye göre insan yetiştirmeyi hedefleyen kurumlar olarak düşünülmüştür.

Modern Eğitim

  Daha önce de tekrarlandığı üzere, modern eğitim anlayışıyla birlikte sıkı kurallar türemiş, bireylerin menfaatleri ve faydalarının bu sıkı kurallar karşısında eriyip gitmesine zaman zaman göz yumulmuş, bürokratik anlayışa sahip okul yöneticisi, okul örgütleri ve çalışanları üzerinde uygulayabildiği güç üzerinden etkili sayılmıştır. Birçok insani unsur, kuralların yerinin sağlamlaştırılması veya herhangi bir sarsıntıda zarar görmemesi için harcanmaya değer bulunmuştur.

  Özet olarak söylenebilir ki; modern okullarda yönetici, sahip olduğu gücü ve yetkiyi, bürokratik ve merkezi bir yaptırım aracına dönüştürmekte; yetkisini öğrenci ve öğretmenlerle paylaşmak yerine, bir örgüt olarak okulun merkezileşmesine hizmet edecek şekilde kurallara vurgu yaparak kullanmaktadır. Elbette ki bu durumun istisnalarının var olmadığını söylemek söylemlerimizdeki amacı yansıtmaz. Söylenmek istenen açıkça, bu tipte tanımlanmış modern eğitim anlayışının, homojen bir seri üretimi esas almakta olduğudur.

  Şimdiye kadar bahsi geçen ögelerin sorumluluğunun her bir okul yöneticisine aktarılması da kesinlikle haksızlık olur. Her okul yöneticisi merkeziyetçi anlayışın ilkelerine veya kendi güç ve yetkisinin paylaşımında bencilliğe yönelmektedir demek yanlış olacaktır. Fakat genel perspektifi incelediğimizde, bu modern eğitim anlayışının okul yöneticilerini teşviki bu yöndedir, çoğunlukla okul yöneticilerinin tavrı da bu anlayışla bağdaşmaktadır.

Postmodern Eğitim

  Modern eğitim anlayışının sorgulanmaya başlanması sonucu, alternatif seçenekler sunulabilmesini arttırmak amacı içinde, bulunduğumuz yüzyılda eğitim hakkında birçok yeni düşünce kendine yer edinmiştir.

  Bilimin keskinliği, yani bilimin kesin ve değişmez mi olduğu yoksa bireyin değerlendirmesine göre değişiklik gösterip göstermeyeceği tartışılmaya başlanmıştır. Burada değerlendirilen “bilim”, geniş kapsamıyla ele alınmalıdır.

  Eğitimin amacının bilgi yüklemek olup olmadığı da oluşan bir diğer tartışma konusudur. Postmodern eğitim anlayışına göre, bilgi yüklemekten ziyade eleştirel düşünce becerisini kişilere kazandırmak, bahsi geçen kişilerin bilgiyi objektif bir biçimde özümsemeleri bakımından esas olandır. Ayrıca görüşün temel felsefesine göre eğitimin temel amacının öğrenmenin doğru bir biçimde öğretilmesi olduğunu söylemek yanlış olmayacaktır.

  Bunlarla birlikte değerlendirme biçimi de sorgulanmaktadır. Kişilerin ölçüm ve değerlendirilmesinin sadece sayısal ve sözel zeka bakımından yapılması, yeni anlayışa ters düşmektedir. Bu kapsamın genişletilmesi ve herkesin potansiyelinin keşfedilip bu potansiyel skalasının dar tutulmaması esastır.

  Postmodern eğitim anlayışı, modern eğitim anlayışının eğitimin önemini yansıtma konusunda oldukça yetersiz kaldığını düşünmektedir. Postmodern eğitim anlayışı, mevcut varolan statik bilgilerimiz üzerine yeni bilgi ve kavramları araştırmak suretiyle dinamikliğini korumaktadır. Ayrıca postmodernci anlayış, öğrencilerin kendi kültürleri dışında başka kültürleri de öğrenmesini sağlamaya çalışmaktadır. Örnek verilecek olursa, bu anlayış ile beraber, öğrenciler arasında ırkçılık gibi dünyada ve özellikle eğitimde yeri olmayan unsurların kökten engellenmesini sağlamaya çalıştığı söylenebilir.

  Modern eğitim anlayışından sonra hüküm sürecek mutlak eğitim anlayışı, günümüz öğrencilerinin ne istediğini çok iyi analiz etmeli; onlara savaş açmak yerine onları anlamaya çalışmalıdır. Bu özellikleriyle postmodern eğitim, standart ve homojen eğitim anlayışını eleştirmekte, herkes için geçerli genel ilkeleri benimsemek yerine bireysel ihtiyaçlara, beklentilere ve değer sistemine hitap edebilecek esnek ve yorum yaptırmaya dayalı bir anlayışı ön plana çıkarmaktadır.

  Bunlar ile beraber, özellikle günümüzde ülkemiz açısından milli değerler, örf, adet ve geleneklerin uygulanmasında ısrarcı olunmadan öğretilmesi, objektif bir bakış açısı anlamında yararlı olacaktır. Fikrimizce, bu ve benzeri değerlerin postmodern anlayış çerçevesinde anlatılması, devletin korunmak istenen menfaatleri bakımından da oldukça efektif olacaktır.

  Postmodern eğitim anlayışı; öncelikle eğitim içerisindeki kimsenin duygularını, farklılıklara karşı duyarlı hale getirmeyi amaçlayarak çoğulculuk prensibi doğrultusunda kişilerin hayatlarının devamında birbirlerinin fikirlerine saygılı birer birey olmasını hedefler.

  Bununla birlikte, erişilemeyecek bilgi kavramını öğrencinin aklında minimize etmeyi hedefler. Bu hedefiyle öğrencide yarattığı öğrenme merakını kamçılamak temel amaçtır. Halihazırda anlaşılabileceği üzere bu durum, öğrenme iştahının açılmasına dolayısıyla daha efektif bir sürece hizmet etmektedir.

  Bireysel bir görünüme sahip bu anlayış, kişilere bireysel özgürlüklerini özümseterek onlara var oluşlarından itibaren sahip oldukları hakları anlatır ve uygulamasını gösterir. Bireysel özgürlüklerin yalnızca somut bir biçimde ifade edilmesinden ziyade bu özgürlüklerin gerçek hayata uygulanışını da içermektedir.

  Dinamizmi de önemseyen bu anlayış, statükocu bir bakış açısına nazaran olağan ve olağan dışı şartlara göre değişmeye hazır, zaman ve zemine göre kendini yenileyebilen bir görüş üzerinde yoğunlaşmaktadır. Elbette ki yürürlükte olan eğitim anlayışının sürekli değişimi eğitim bakımından bir felakete yol açabilecek denebilse de aynı şekilde bu eğitim anlayışının ilerleyen günümüz dünyasında var olan zemininden asla ayrılmaması da kişilere zarar olarak geri dönebilecektir.

  Ayrıca sadece pozitif bilimlere önem veren veya bunları sosyal bilimlere ya da sanata nazaran üstte tutan bir anlayıştan ziyade hepsini eşit derecede ele alarak bireylerin bilişsel ve duyusal yönünü öne çıkarmayı hedeflemektedir.

Yeni Okul Yönetimi

  Özellikle gelişmiş ülkeler incelendiğinde, yirminci yüzyılın ikinci yarısından itibaren okullar çerçevesinde merkeziyetçi bir anlayıştan uzaklaşılmaya başlandığı görülmektedir. Bu tarz bir uzaklaşma ile birlikte yerel yönetimlerin, eğitim otoritelerinin, okulların ve velilerin yetkilerinin oluştuğunun ya da var olan yetkilerin genişlediğinin görülmesi; okul sistemlerinin iyileştirilmesi ve yeniden yapılandırılması sürecinde geniş ölçekli bir katılımın sağlanması çabaları yoğun olarak gözlenebilmektedir.

  Postmodern eğitim çağının okul yönetimlerindeki etkilerinden bir diğeri ise, okul müdürü gibi göreceli olarak öğrenci topluluğunun dışarısında sayılabilecek bir kavram yerine “liderlik” kavramını ortaya atıyor olmasıdır. Postmodern eğitim anlayışına sahip bir okulda, okul hakkında kararlar tek bir kişi tarafından verilmemelidir. Elbette ki öğrencilerin veya okulda görevli kişilerin yönetimsel hiyerarşide en tepede olmaları beklenmemektedir fakat belirli bir yaştan sonra öğrencilerin katılımcı bir anlayış ile yönetime dahil edilmesi oldukça yararlı olacaktır.

  Bu anlayışa göre okullar, kendi kararlarını liderleri eşliğinde, liderden aldıkları motivasyonlar ve çeşitli “liderlik” kavramının yükümlülüklerinin sağlanmasıyla verir. Bu lider, tek bir doğrudan kaçınır, doğru bildiğini direkt uygulamaya sokamaz.

Sonuç

  Pozitivist paradigmanın ışığında insanlar ve örgütlere deneysel olarak yaklaşan modern eğitim anlayışına yapılan kötümseyici eleştiriler varlığını korumaktadır. Bunun aksine postmodern eğitim anlayışı incelendiğinde ise, büyük ölçüde dönüşümlere yol açıp günümüz dünyasında çeşitli halklara bambaşka bir vizyon katacağı görüşü giderek hakimiyet kazanmaktadır.

  Doğası gereği farklılığa ve çoğulluğa karşı olan modern eğitim kurumlarında bilgi, yönetim, otorite, yöntem ve programın keskinliği merkeziyetçi mantığın bir ürünüdür. Yıllarca modern eğitim anlayışı ve önceki anlayışların etkisinde kalan eğitim, insanları anlamaktan çok uzak kalmıştır. İnsanların duygularına verilen öneme modern eğitim anlayışında pek rastlanılmamaktadır. Bu anlayış ile birlikte insanlar, tek tip öğrenciler olarak yetiştirilmiş, sadece pozitivist düşüncenin etkisinde mahsur kalmışlardır.

  Burada yer alan pozitivizm eleştirisi, yalnızca keskin bir biçimde pozitivizmi uygulayan anlayışlara yöneliktir. Sonuç olarak değerlerin öğretilmesi, kültürler eğitimi ve bilim ve gözlem dışı unsurların öğretimi, eğitim alan bir bireyin kendini geliştirmesi bakımından en az bilim kadar önemli bir yere sahiptir.

KAYNAKÇA

ASLANARGUN Engin, “Modern Eğitim Yönetimi Anlayışına Yönelik Eleştiriler ve Postmodern Eğitim Yönetimi”, Kurum ve Uygulamada Eğitim Yönetimi sayı 50 (2007), s.195-212

GÜZELOĞLU Tuğşat, “Eleştirel Teori ve Pozitivizm Eleştirisi”, Manisa Celal Bayar Üniversitesi Sosyal Bilimler Dergisi 19/1 (2021), s.95-102

Bir Cevap Yazın