Türk Destanlarındaki Motiflere ait bir görsel
Edebiyat

"7 dakikada oku"Türk Destanlarında Kullanılan Motiflerin İncelenmesi

Türk destanlarında motifler, kahramanların davranışlarına göre şekillenmiştir. Ayrıca toplumumuzun inanç ve gelenekleriyle şekillenmiş bunlardan etkilenmişlerdir. İslamiyet’in kabulünden önceki Türk destanlarında Şamanist etkilerin görülmesi buna örnek verilebilir. Bu yazımda Türk destanlarında kullanılan motifleri inceleyeceğiz.

1. KÖK BÖRİ(GÖK TANRI-BOZKURT)MOTİFİ:

Kurt motifi Türklerde savaşçı, yol gösteren, türeyen anlamlarında kullanılmıştır. Etnoloji bilimine göre, kurt motifi Türkler için ”tipik”tir; yani, başka kavimlerde görülmeyen etnografik bir belirtidir. Bozkurt; destanlarda anne kurt, ordu önünde yürüyen kumandan olarak geçer. Türkler kurda tanrısal özellikler de yüklemiş, kendilerinin kurttan türediğine inanmışlardır. Örneklere göz atalım:

-Oğuz Kağan Destanı’nda Oğuz’un beli kurt beline benzetilir. Aynı destanda Oğuz Kağan, hükümdarlığını halka bildirdiğinde ”Kök Böri bolsungıl uran.(Gök Börü olsun savaş narası/parolası)” demiştir. Yine Oğuz Destanı’nda, Türk ordularına gök tüylü, gök yeleli bir erkek kurt yol gösterir.

-Türkler Ergenekon’dan çıkarken de kağanlarının adı ”Börte Çine” yani Boz Kurt idi. Ergenekon Destanı’na göre Türklere, Ergenekon’dan çıkış yolunu Bozkurt göstermiştir.

-Kırgız Türklerinin büyük destanı Manas Destanı’nda kurt, bir düş yorumu olarak karşımıza çıkar. Destana göre Manas Han’ın karısı Kanıkey Hatun düşünde bir eğe görür ve eğeyi alıp saklar. Ertesi gün uyanınca ülkenin deneyimli yaşlı kişilerine bunu anlatır. Yaşlı kişiler bu düşü duyunca sevinip Kanıkey Hatun’a şöyle derler: ”Senin çocuğun, gök yeleli korkunç bir kurt gibi olacak” Kırgız Türkleri, cins ve güzel atlara da ”Kök Börü” (Gök Kurt, Boz Kurt) adını verirlerdi.

2. IŞIK MOTİFİ:

Bu motif destanlarda yaratılış manasına gelir ilahi anlam taşır. Çoğu zaman destan kahramanı veya evleneceği kişi kutsal ışıktan doğmuştur. Türklerin İslâmiyet’ten önce bağlı bulundukları Şamanizm’de uçmak ifadesi ile belirlenen cennet bir ışık dünyasıdır. Şamanizm’e göre yerden on yedi kat göğe doğru gidildikçe aydınlanan bir ışık dünyası bulunmaktadır. Uygurların benimsediği Işık dini de denilen Maniheizm’in tanrısı da ışık tanrısıdır. İslâmiyet’in kabulünden sonraki destanlarda da bu motif çok önemsenmiş, destan kahramanlarının daima yüzleri nurlu ve dolun aydan daha parlak olarak tasvir edilmiştir. Örneklere göz atalım:

-Yaratılış destanındaki Ak Ana, ışıktan bir kadın sembolüdür.

-Satuk Buğra Han’ın dört kızından ikincisi Alanur’un Cebrail vasıtasıyla ağzına akan bir damla ışıktan dünyaya gelen oğluna Ali gibi Allah’ın aslanı olduğundan Seyyid Ali Aslan Han adını verişi de bu konuya örnektir.

-Oğuz Kağan Destanı’nda Oğuz’un evlendiği kadın gökten inen mavi bir ışıktan doğar. Yine Oğuz Kağan destanındaki Oğuz ordularına yol gösteren kurdun Oğuz’un çadırına inen bir ışıktan doğduğu belirtilmektedir.

3. RÜYA MOTİFİ:

Bu motif destanlarda olay akışını belirler. Olacakları kahraman genelde önceden rüyasında görür. Kadercilik anlayışı bu motifle işlenir. Örneklere göz atalım:

-Manas Destanı’nda Kırgızlara düşman han kızı Akılay, rüyasında bir sele kapıldığını, o sırada altın yapraklı bir çınara sarıldığını babasına anlatır. Kısa bir süre sonra Şoruh Han, Manas’a yenilir ve kızı Akılay da esir kızlarla birlikte Manas’a hediye edilir ve Manas’ın karısı olur.

-Battal Gazi’nin karısı Gülendam, Battal Gazi’yi rüyasında görür ve Müslüman olur. Kısa bir süre sonra da Battal Gazi ile evlenir.

– Dede Korkut’taki Salur Kazan’ın rüyasında evinin üzerine yıldırım düştüğünü, kurtların evine saldırdığını gördüğünü anlatması üzerine Salur Kazan’ın avdan dönünce obasının yağma edildiğini görmesi de rüya motifine örnektir.

4. AĞAÇ  MOTİFİ:

İnsanlığın yaratılışı hakkındaki Türk düşüncesine göre Tanrı, yeryüzündeki dokuz insan cinsini, bu insanlardan önce yarattığı dokuz dallı ağacın gövdesinde barındırmıştır.

Türk destanlarında ağaç, özellikle çınar ya da kayın gündelik hayattan alınarak kutsallık kazandırılmış ve böylece ağaca olağanüstü bir özellik verilmiştir.

Göktürkler ve Uygurlar ağacı kutsal saymışlardır. Günümüzde ağaca çaput bağlama olayı bu inancın devamıdır.

Aslında insanlar ve evren için çok büyük önemi olan ağacın destanlarda bilinçli olarak kutsallaştırılmak sureti ile yok edilmesinin önüne geçilmiştir. Örneklere göz atalım:

-Oğuz Kağan destanında Oğuz’un evlendiği ikinci karısı göl ortasında kutsal bir ağacın kovuğunda yaratılmıştır.

-Ergenekon destanında da meyve veren ağacın kesilmesi kesinlikle yasaktır.

5. OK VE YAY MOTİFİ:

Ok ve yay, ilkel dönemlerde insanlığın savaş aletidir. Türkler ok ve yayı savaş aleti olmaktan çıkarıp hukuki bir sembol haline getirmişlerdir.

Destanlarda ok ve yay motifi kahramanın çevikliğini ve maharetini göstermektedir.

6. KIRK MOTİFİ:

Türklerin önem verdiği, ona kutsal bir nitelik kazandırdıkları sayıların başında kırk gelmektedir. Bu motif, kahramanlar etrafındaki gücü temsil eder Oğuz Kağan Destanı’nda Oğuz kırk günde yürür, kırk günde konuşur, Kaf Dağı’nın etrafını kırk günde dolaşır, verdiği şölende kırk kulaç yüksekliğinde direk diktirir ve kırk masa hazırlatır. Dede Korkut, Manas, Battal Gazi, Danişment Gazi ve diğer destanlarda ise kırk motifi kahramanın etrafında bir kuvvet haline gelen kırk alp veya kırk ereni ifade eden bir kavramdır. Ayrıca üç , yedi ve kırk  destanlarımızdaki formel sayılardandır.

7. AT MOTİFİ:

Türklerin göçebe yaşamlarından ötürü at, her zaman önemli bir hayvan olmuştur. Destanlardaki atlar süratlidir, anlayışlı ve uysaldır, insanların kolu kanadıdır, kahraman atı olmadan hiçbir şey beceremez, atın anıldığı yerde sahibinden de söz edilir. Örneklere göz atalım:

– Oğuz Kağan’ın Buz Dağı’na kaçan atını bulup getiren bir beye Karluk adını vermesi bu motife bir örnektir.

-Atlar destanlarda, Oğuz Kağan-Alaca At, Köroğlu-Kırat, Alpamış-Bayçipar, Er Töştük-Çal Kuyruk, Edige-Timçavar, Battal Gazi-Aşkar biçiminde sahipleri ile birlikte anılırlar.

8. MAĞARA MOTİFİ:

Mağara ilkel dönemlerde insanların barınma ihtiyacını gideren koruyan yerdir. Destanlarda mağara motifi anne karnına, olgunlaşmaya gelişmeye benzetilir. Mağara girişleri genellikle aydınlıktır fakat çıkışları her zaman öyle değildir. Kahraman kozadan çıkan kelebek gibi kendini geliştirerek mağaradan çıkar. Kimi zaman mağara içinde labirent misali karmaşık yollar ortaya çıkar bu da kahramanın beyin gücü problem çözme yeteneğini gösterir. Destansı özelliklerinin yanı sıra Hz.Muhammed’e ilk vahiyin Hira Dağı’nda bir mağarada gelmesi mağaraya dini özellikler de yükler.

Bir Cevap Yazın