codex cumanicus
Edebiyat

"9 dakikada oku"Kumanların Kitabı: Codex Cumanicus

Giriş

Codex Cumanicus adı “Kuman Kitabı” anlamına gelmektedir. Codex Cumanicus’un tek nüshası şu anda Saint Marcus Kütüphanesi’nde bulunmaktadır. Codex Cumanicus’un hiçbir yerinde ‘codex’ yazmaz. Bu adın kitaba 1880 yılında Macar asıllı Géza Kuun tarafından verildiği görüşü yaygındır. Eserin Saint Marcus Kütüphanesi’nde bulunan tek nüshası 1362 yılında Petrark tarafından Venedik Cumhuriyeti’ne hediye edilmiştir. Codex Cumanicus, İtalyan ve Alman bölümlerinden oluşmuştur. İtalyan bölümü 55 yaprak, Alman bölümü 27 yapraktan oluşur. İlk bölüm Kıpçakça-Almanca, ikinci bölüm ise Kıpçakça-Latince sözlüktür. Eser, Latin alfabesinin Gotik harfleriyle, Fransiskan mezhebine bağlı İtalyan ve Alman misyonerler tarafından yazılmıştır (Argunşah & Güner, 2015, s. 21).

Codex Cumanicus’un Yazılış Tarihi

Codex Cumanicus’un yazılış tarihi hakkında kesin bir sonuç olmamakla birlikte eserin başında 11 Temmuz 1303 tarihi yazmaktadır. Ancak bu tarihin, eserin telif tarihi mi yoksa istinsah tarihi mi olduğu belli değildir. (Karahan, 2013) Bu tarih oldukça tartışmalıdır. Eserin yazılış tarihi hakkında kesin olarak söylenebilecek tek yıl 1362’den önce yazılmış olmasıdır. Codex Cumanicus’un içinde yer alan ay adları da eserin yazılış tarihi hakkında bilgi sahibi olmamızı sağlamaktadır. Eserin birinci bölümünün 1291, 1292, 1293 yıllarından birinde yazılmış olduğu görüşü yaygındır.

Codex Cumanicus I metninin başında bazı araştırmacılar tarafından eserin yazılış tarihi olarak nitelendirilen tarih yer almaktadır:

In nomine domini Nostri Iesu Christi et Beate Virginis Marie Matris eius et omnium Sanctorum et Sanctarum dei Amen. Ad honorem dei et Beati Iohannis euangeliste. In hoc libro continentur Persicum et Comanicum /cuique/ per alfabetum “Rabbimiz İsa Mesih’in ve onun annesi Kutsal Bakire Meryem’in, azizlerin, Tanrı’nın ve Kutsal Ruh’un adına. Amen. Tanrı ve Evangelist Aziz John (Iohannis) onuruna. Bu kitapta herkes için alfabetik olarak Farsça ve Kumanca sözler bulunmaktadır.” (Güner, 2017)

Codex Cumanicus’un Yazarı, Yazıldığı Yer ve Yazılış Amacı

Codex Cumanicus’un nerede yazıldığı hususu da oldukça tartışmalıdır. Genel görüş Karadeniz Kuzeyinde yer alan Kefe bölgesinde yazıldığıdır. Drüll, Codex’in yazılmış olabileceği yerler olarak Tana, Kefe, Solkat ve Soldaya şehirlerini sıralar. (Argunşah & Güner, 2015). Rasovskiy’de eserin Solhat şehrinde yazıldığını öne sürer.

Codex Cumanicus’un kim ya da kimler tarafından ne amaçla yazıldığı konusu da oldukça tartışmalıdır. Genel olarak kabul gören görüş, eseri yazdıran sebebin ‘ticaret’ olduğu ve tüccarlar için yazıldığı yönündedir. Eserin yazılış amacı hakkında bir başka görüş ise Kıpçaklara Hristiyanlığı öğretmeye ve bölgede Hristiyanlaşmayı sağlaması amacıyla yazıldığı yönündedir. Bu husus misyonerler tarafından gerçekleştirilmiştir. Alman bölümü ise tek bir kalemden değil, birbirinden tamamen farklı birçok kalemden çıkmıştır. Bu yüzden herhangi bir yazardan bahsetmek imkânsızdır. (Argunşah & Güner, 2015). Eserin Alman bölümü içerisinde yer alan ilahiler, dualar ve vaazlar bu bölümün Hristiyanlığı öğretmek ve bu dini yaymak amacıyla yazıldığını göstermektedir.

Codex Cumanicus önce Latince hazırlanmış olup karşısında Farsça ve Türkçe olan3 dilli bir eserdir. Soldan 1.sütun İtalyanca, orta Farsça, sağ sütun ise Türkçedir. Türkçe olan kısım Farsça’nın çevirisidir. Codex Cumanicus kitap olarak yazılan bir eser değil, derleme yöntemiyle hazırlanmış bir eserdir. Codex Cumanicus’un içerisinde Latin harfleriyle yazılmış ilk Türkçe metin bulunmaktadır. Aynı zamanda eser Batı formunda yazılmış ilk gramer özelliğini de taşımaktadır. Bu özelliği taşımasının en önemli sebebi eser içerisinde yer alan fiil çekimleridir. Örneğin “éşit- ve aŋla”- fiillerinin çekimi vardır. Aŋla- fiilinin geniş zaman, geniş zamanın hikâyesi, görülen geçmiş zaman, öğrenilen geçmiş zamanın hikâyesi, gelecek zaman ve emir kiplerinde çekimleri yapılmış aynı zamanda bu kiplerin çokluk durumlarına da yer verilmiştir.

Codex Cumanicus’un (CC) söz varlığı ise ticaret malları, Hristiyanlığa ait din terimleri, hayvan, bitki, eşya, hukuk, ölçü, takvim, fiiller vb. gibi çeşitli alanlara aittir (Karahan, 2013) Eserin misyonerlik amacıyla yazıldığı kabul edilmekle birlikte dini söz varlığı dışında günlük yaşamın bütün alanlarını kapsayan sözcükleri içermesi dikkat çekicidir. (Karahan, 2013) Codex Cumanicus içerisinde yer alan kelimelerin hepsi tek örneklerini barındırır. Eser içerisinde meslek adları oldukça fazladır. Özellikle esnaf ve zanaatkâr grubu çoğunluğu oluşturmaktadır. Bu durum Codex Cumanicus’un ticaret amacıyla tüccarlar için yazıldığı kanısını güçlendirmektedir. Codex Cumanicus içerisinde ilk defa Hristiyanlık ile ilgili notalı bir ilahi vardır. Bu ilahide ilk defa Türkçe bir metin üzerine nota yazılmıştır.
Codex Cumanicus bütünüyle incelenmesi gereken zengin bir söz varlığına sahiptir. Eser içerisinde yer alan 60. yaprakta 47 tane bilmece vardır. Bu bilmeceler halk bilimi açısından büyük önem arz etmektedir:

“sénde mende yoḫ,

séŋir tavda yoḫ,

ütlü taşta yoḫ,

kıpçakda yoḫ. 

Ol kuş sütidir.”

 

“sende bende yok,

yüce dağda yok,

delikli taşta yok,

Kıpçak’ta yok. 

O kuş sütüdür.” (Argunşah & Güner, 2015)

Codex Cumanicus’un zengin söz varlığından bahsetmiştik. Halk bilimi açısından önem arz eden bilmeceler dışında atasözleri de yer almaktadır. Eser’in 66. yaprağında 21 adet atasözü bulunmaktadır. Örneğin: kızgançı bolmagıl, “üşengeç olma”; öpkelemekçi bolmagıl, “öfkeli olma” (Argunşah & Güner, 2015). Codex Cumanicus’un içinde bulunan sözcük listeleri de Kuman-Kıpçak kültürü hakkında bilgi sahibi olmamızı sağlayan önemli etkenlerin başında gelmektedir. Meslek adları, hayvan adları, dinî terimler, günlük hayatta kullanılan eşya adları, insan ve hayvan uzuvları gibi birçok kelime grubu bulunmaktadır. Her bir kelime grubu başlı başına incelenmesi gereken saklı bir hazine değerindedir.

 Codex Cumanicus Kıpçak sahasının en önemli sözlüklerinden biridir. Fakat bu eser Kıpçak sahasında yazılan tek eser değildir. Codex Cumanicus dışında birden fazla sözlük çalışması bulunmaktadır. Yapılan çalışmalardan bahsetmeden evvel Kıpçaklar ve Türk Dili hususunda bilgi vermek gerekmektedir.

Kıpçaklar ve Türk Dili (XII-XIV)

Kıpçaklar; Bizans ve Latin kaynaklarında Kuman, tarihî Rus kaynaklarında Polovets, Macarlar tarafından Kun (Hun) olarak adlandırılmışlardır. 8. yüzyıldan itibaren tarih sahnesine çıkmaya başlamış olan Kıpçakların İslamî kaynaklarda Deşt-i Kıpçak (Doğu Avrupa-Batı Sibirya bozkır bölgeleri) olarak bilinen geniş bir coğrafyaya, Moğol İstilasına kadar hâkim oldukları bilinmektedir. (Güngör, 2017) Bizans kaynaklarında ise Koman ve Kuman diye geçen bu Türk boyunun yaşadığı coğrafyaya Komaniya denmektedir. (Kartal & Şentürk, 2019)

XIII-XVII. yüzyıl Kıpçakçasının üç diyalekti vardır: 1. Kuman diyalekti, 2. Memluk Kıpçakçası, 3. Ermeni Kıpçakçası (Tekin & Ölmez, 1999). Kuman diyalektiyle yazılmış tek eser yukarıda bahsettiğimiz Codex Cumanicus adlı eserdir. Memluk Kıpçakçası XIII. Asrın ilk yarısında Mısır’da hüküm süren Eyyûbîler’i yıkarak yeni bir devlet kuran Kıpçak Türklerinin dilidir. Bu bölgede yaşayan Türkler arasında Oğuz-Türkmen lehçesi konuşulmakla beraber; daha yaygın ve hâkim olan lehçe, Kıpçak Türkçesi idi (Kartal & Şentürk, 2019). Ermeni Kıpçakçası ise Doğu Anadolu’da Ermeni devletinin yıkılmasının ardından Kırım’a göç eden Ermeniler ’in orada Kıpçaklarla yakın ilişkilerde bulunmasıyla oluşmuştur.

 Günümüze en fazla eser Memluk sahasından gelmiştir. Çünkü Memluk devletindeki halkın Arap, yöneticilerin Türk olmasından dolayı halkın Türkçe öğrenme ihtiyacı ortaya çıkmıştır. Bu sebepten Memluk sahasında Türkçeyle ilgili birçok sözlük ve gramer kitabı yazılmıştır.

 Sözlükler:

Kitābu’l-İdrāk li-Lisāni’l-Etrāk

Ed-Dürretü’l-Muḍiyyetü fi’l-Luġati’t-Türkiyyeti

Et-Tuḥfetu’ẕ-Ẕekiyye fi Luġati’t-Türkiyye

Kitābu Bulġatu’l-Müştāķ fį Luġati’t-Türk ve’l-Ķıfçaķ

El-Ķavaninu’l-Külliyye Li-Žabti’l-Luġati’t-Türkiyye

Kitāb-ı Mecmūʻı Tercümân-ı Türkî ve ʻAcemî ve Muġalî

Resûlî Sözlüğü

Kit’âbü’l Ef’âl

Eş-Şüzûr-üz- Zehebiyye vel-Kıtâi’l- Ahmediyye fil-lûgat-it Türkiyye

Sonuç olarak Kıpçak Türkçesinin Kuman diyalektiğiyle yazılan ve Kumanların Kitabı anlamına gelen Codex Cumanicus bilhassa Türkoloji alanında oldukça önemli bir eserdir. Alanda, Codex Cumanicus hakkında birçok çalışma yapılmış ve eser kitap halinde yayımlanmıştır. Burada adlarına değinmeden geçemeyeceğimiz; Mustafa Argunşah ve Galip Güner hocalarımız bu kıymetli eseri alana kazandırmışlardır. Kıymetli hocalarımız ilgilisi için eser içerisinde Codex Cumanicus hakkında yapılan çalışmalara da yer vermişlerdir. Kıpçaklar ve Codex Cumanicus derinlemesine incelenmesi gereken bol bilgi ve malzeme içeren kıymetli bir alandır.

 Kaynakça

Argunşah, M., & Güner, G. (2015). Codex Cumanicus. İstanbul: Kesit Yayınları.

Güner, G. (2017). Tarihî Metin Çalışmaları İçin Bir Metot Örneği: Codex Cumanicus Yayıma Nasıl Hazırlandı? Uluslararası Türkçe Edebiyat Kültür Eğitim Dergisi, 43-51.

Güngör, O. C. (2017). Tarihî Kıpçak Türkçesi ve Edebiyatı Üzerine Yapılan Çalışmalarla İlgili Bir Kaynakça Denemesi. ZEITSCHRIFT FÜR DIE WELT DER TÜRKEN , 191-213.

Karahan, A. (2013). Codex Cumanicus’ta Hayvan Adları. Turkish Studies – International Periodical For The Languages, Literature and History of Turkish or Turkic, 1839-1865.

Kartal, A., & Şentürk, A. A. (2019). Eski Türk Edebiyatı Tarihi. İstanbul: Dergâh Yayınları.

Tekin, T., & Ölmez, M. (1999). Türk Dilleri Giriş. İstanbul: Simurg Yayınevi

 

Bir yorum

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: