Sol resim, Pan Gu; Sağdaki resim ise Nü Wa
Edebiyat

"8 dakikada oku"Çin Yaratılış Mitolojisi: Pan Gu ve Nü Wa

Mitoloji, bir kültürün en önemli parçalarından biridir. Birçok kültürün başlangıcı yaratılış mitolojisiyle başlar. Yaratılış mitolojisi, insanlığın kökenine ve kültür değerlerine ilişkin birçok soruya cevap verir. Mitolojinin aynı zamanda edebiyatın da en büyük kaynağı olduğunu söyleyebiliriz. Çin kültürünün ve edebiyatının zenginliği, mitolojisinin bu kadar derin olmasından kaynaklanır. Mitolojilerin, sözlü gelenek olmaktan çıkıp birer sanat eserine dönüşmesinin sebebi de budur.

Dünya’nın Oluşumu

Çin yaratılış mitolojisi, Pan Gu (盘古) ile başlar. Gökyüzünün ve yeryüzünün başlangıcından önce, tüm evren yumurta şeklindeydi. Pan Gu, bu yumurtanın içinde 18.000 yıl boyunca uyudu ve büyüdü. Dev bir hal aldığında uyandı, gerinerek yumurtayı kırdı ve yumurtadan çıktı. Yumurtanın açık ve hafif kısımları gökyüzüne yükseldi ve gökyüzünü, cenneti oluşturdu. Karanlık ve ağır kısımları ise yere çöktü ve yeryüzünü oluşturdu. Başta yeryüzü ve gökyüzü arasındaki mesafe çok uzak değildi. Pan Gu tam bunların arasında durdu. Çünkü cennetin ve yeryüzünün yeniden karışabileceğinden endişeleniyordu. Çok uzun süre bu ikisini ayrı tutmaya karar verdi. Başı gökyüzüne değiyordu ve ayakları da yeryüzüne sertçe basıyordu. Yeryüzü kalınlaşmaya, gökyüzü de daha da yükselmeye başladı. Böylece her geçen gün birbirlerinden daha da uzaklaştılar. Pan Gu da onlarla birlikte büyümeye devam etti. Böylece 18.000 yıl daha geçti. Sonunda Pan Gu, gökyüzünün ve yeryüzünün bir daha karışmayacağını anladı, kısa bir süre sonra da öldü.

Öldükten sonra nefesi rüzgarlara ve bulutlara, sesi yıldırımlara, sol gözü güneşe, sağ gözü aya, kaburgası dağlara, kanı nehirlere, damarları yollara, kasları tarlalara, saçı ve sakalı gökyüzünün sayısız yıldızlarına, derisi çiçeklere ve ağaçlara, dişleri ve kemikleri değerli madenlere, teri ise yağmurlara dönüşmüştür. Pan Gu, yeri ve göğü birbirinden ayırıp kendi bedeniyle dünyayı yaratmıştır. İşte bu şekilde üzerinde yaşadığımız dünya can bulmuştur.

 

Resim 1 Pan Gu (盘古)

İnsanlığın Yaratılışı

Nü Wa (女娲), Çin mitolojisinde insanlığın atası olarak görülen bir kadın tanrıçadır. Bazı kaynaklarda adı Nü Gua olarak da geçmektedir. Kafası insan olarak, bedeni ise yılan olarak tasvir edilir. Nesneleri eritebilmesi ve birbirine kaynatabilmesi ile ünlüdür. (Eberhard, 2000, s. 228) Çin mitolojisinde yarı insan, yarı hayvan tasvirler oldukça çoktur.

Dünyada yalnız yaşayan tanrıça Nü Wa, kendini fazlasıyla yalnız hissediyordu. Bu güzel dünyada bir şeylerin eksik olduğu hissinden kurtulamıyordu. Bir gün, eğlenmek için nehir kıyısına gitti. Nehirde kendi yansımasını gördüğünde neyin eksik olduğunu anladı. Nehir kenarındaki sarı çamurdan aldı ve kendi görüntüsüne bakarak insanları yarattı. Onları yere koyduğunda canlandılar ve dans edip tıpkı Nü Wa gibi konuşmaya başladılar.

Dünya üzerindeki diğer tüm canlıların aksine Nü Wa, bu insanları kendi görüntüsüne bakarak yaratmıştır. Bu Nü Wa’nın insanları yaratırken kendini onlardan üstün görmediğini gösterir. Nü Wa’nın insanları yaratma sebebi sadece yalnız hissetmesidir. Nü Wa, ona tapmaları için değil, yalnızlığını gidermesi için insanları yaratmıştır. Bu sebeple Çin yaratılış mitolojisinde tanrı ve insan arasında büyük bir sınıflandırma olmadığı anlaşılabilir.

 

Resim 2 Nü Wa (女娲)

Nü Wa’nın yarattığı bu insanlar elbette sonradan tek ya da grup olarak dünyaya yavaş yavaş dağılmışlardır. Bu koca dünyayı insanlarla doldurmak için Nü Wa çok çalıştı ve çamurdan insanlar yapmaya devam etti. Daha basit ve hızlı bir yöntem arayan Nü Wa, bir kamış aldı ve kamışı sarı çamura batırdı. Ardından kamışı salladı ve çamur parçaları etrafa saçıldı. Yere düşen çamurlar neşeyle dans eden insanlara dönüştü. Bu şekilde Nü Wa çok çaba sarf etmeden sayısız insanlar yarattı. Çinliler, belki gerçek hayatta bebeği kadının doğurmasından dolayı insanları tanrıçanın yarattığı inancına daha eğilimlidir. (Lianshan, 2015, s. 26) Kendi elleriyle özenle yarattığı insanların asil ve zengin olduğu, çamurlu kamıştan damlayanların ise alçakgönüllü, fakir ve sakat olduğu söylenir. (Roberts, 2004, s. 86) Bu mitolojide toplumsal sınıflandırma olduğunu bize göstermektir.

İnsanların ölebileceğini anlayan Nü Wa, onların kendi başlarına çoğalabilmeleri için onları kadın ve erkek olarak yarattı. Sonra kadınları ve erkekleri bir araya getirdi ve kendi çocuklarına sahip olmalarına ve çocuk yetiştirme sorumluluğunu almalarına izin verdi. (Huan Yan, 2018, s. 2509) Böylece insanların soyları devam etti. Nü Wa yorucu ve zahmetli bir görev olan insan yaratmaktan kurtuldu. Bu sebepten ötürü Nü Wa Çin mitolojisine evliliği getiren tanrıça olarak görülür. Ona Gao Mei (高媒), yani evlilik tanrıçası da denir. Nü Wa, insanlığın çoğalmasına ve evlenme geleneğine büyük katkılarda bulunmuştur, bu nedenle torunları tarafından ona saygı ve hayranlık duyulur. Yaratılış mitolojisinin bir kadın figür ile özdeşleştirilmesi de bu sebepten dolayı olabilir.

Nü Wa’nın Göğü Onarması

Yıllar sonra Pan Gu’nun en büyük korkusu gerçek oldu. Antik dönemde, dünyanın dört yönünü destekleyen sütunlar kırıldı. Bu yüzden gökyüzü yeryüzünü kapatamadı ve yeryüzü de üzerindekileri taşıyamaz oldu. Seller durdurulamıyordu, orman yangınları başlamıştı ve vahşi hayvanlar insanlara saldırıyorlardı. Nü Wa, gökyüzünü onarmak için denizdeki dev kaplumbağaların ayaklarını gökyüzünü destekleyen sütunlar olarak kesti ve beş renkli taşlar yaptı, bu taşları eritip göğü onardı. Her yönden gökyüzüne sütunlar dikti. Ancak sütunlar aynı yükseklikte olmadığı için gökyüzü biraz güneydoğuya doğru sarktı. Çin’in tüm nehirlerinin güneydoğuya akması da bundandır. (Eberhard, 2000, s. 228) Göğü onarmasıyla birlikte seller durdu ve vahşi hayvanlar öldü. Masum insanlar hayatlarına devam edebildiler. Böylece Nü Wa, hem insanlığın yaratıcısı hem de kurtarıcısı olmuştur.

 

Resim 3 Nü Wa’nın Göğü Onarması

 Yaratılış mitolojisi Pan Gu ile başlamıştır. Mitolojiye göre yaşadığı binlerce yıl boyunca kendini tamamen göğün ve yeryüzünün bozulmamasına adamıştır. Bu onun ne kadar fedakar olduğunu göstermektedir Bu yüzden Pan Gu’nun ölümünün dahi büyük bir amaç uğruna olduğunu görebiliriz. Nü Wa da insanları seller, yangınlar ve yaratıklardan korumak için büyük uğraşlar vermiştir. Çin Mitolojisinde bu efsanevi karakterin dünya ve insanlar için çabaladığı, dünyayı iyileştirmeye ve onlar için daha iyi bir yer yapmaya çalıştığı anlatılmaktadır. Dünyayı tamamen onlara adamak istemişler diyebiliriz. İşte bu yüzden Nü Wa, onlara dünyaya dağılabilmeleri için evlenebilmeyi ve çoğalabilmeyi bahşetmiştir.  Pan Gu ve Nü Wa,  nesiller boyunca Çin mitolojisini derinden etkilemişler ve ilham kaynağı olmuşlardır. 

Kaynakça

(刘召明), L. Z. (2016). İstanbul: Likya Yayınları.

(金鑫荣), J. R. (2016). Nánjīng (南京): Zhùyīn Bǎn (注音版).

Eberhard, W. (2000). İstanbul: Kabalcı Yayınevi.

Huan Yan, H. H. (2018). On Value Orientation in China and the West as Reflected in Man Creation by Nuwa and by the God. Scientific Research Publishing, 2509.

Jinzhong, G. (2006). Decoding the Chinese Mythology. Chinese Archaeology.

Lianshan, C. (2015). Çin Mitolojisi. İstanbul: Kaynak Yayınları.

Mackenzie, D. A. (1996). D. A. Mackenzie içinde, Çin ve Japon Mitolojisi. Ankara: İmge Kitapevi.

Roberts, J. (2004). Chinese Mythology A to Z. New York: Facts on File, Inc.

Xiaodong, W. (2001). The Rhinoceros Totem and Pangu Myth: An Exploration of the Archetype of Pangu. Oral Tradition.

Yılmaz, D. (2018). Çin Mitolojisindeki Kadın Karakterler: Shan Hai Jing Eseri Üzerinden Bir İnceleme. DergiPark, 23-24.

Bir Cevap Yazın