Ahmet Hamdi Tanpınar'ın masasında çekilmiş fotoğrafı
Edebiyat

"8 dakikada oku"Ahmet Hamdi Tanpınar

‘’Uzak, çok uzağız şimdi ışıktan,

Çocuk sesinden, gül ve sarmaşıktan,

Dönmeyen gemiler olduk açıktan,

Adımızı soran, arayan var mı?…’’

 Ahmet Hamdi Tanpınar çoğumuzun bildiği, edebiyat alanında hatırı sayılır yazılar bırakmıştır ve Zaman İçinde’nin yaratıcısıdır. 23 Haziran 1901’de doğan sanatçı yaşadığı 61 yıl boyunca roman, hikaye, şiir, deneme, araştırma-inceleme türlerinde eserler vermiştir. Yayınlanmamakla birlikte ilk kapsamlı düzyazı çalışmasını Şeyhi’nin Hüsrev-ü Şirin  Mesnevisi üzerine yazdığı tezle yapmış ve  1923 yılında Edebiyat Fakültesi’nden mezun olmuş, aynı yıl Erzurum Lisesi’nde edebiyat öğretmenliğine başlamıştır.

Adını ilk kez’’ Altın Kitap’’ Dergisinde yayınlanan ‘’Musul Akşamları’’ adlı şiiriyle duyurur. Daha sonra Dergah, Milli Mecmua, Hayat, Görüş, Ülkü, Varlık, Oluş, Kültür Haftası ve Aile Dergilerinde şiirleri yayınlanır. İlk şiirlerini hece vezniyle yazan Tanpınar’ın şiirlerinde müzikalite ve imgeler dikkat çeker.

Ahmet Hamdi bütün hayatı boyunca mükemmel şiir yazmak için çalışmış, estetik değer kaygısı gütmüştür. Şiir üzerinde bir ömür çalışmış olmasına karşın şiir alanında eserlerinin az olması bundan kaynaklanmaktadır.

On üç yaşında annesini kaybeden Tanpınar aynı acıyı daha önce yaşamış ve acısını şiirlerinde dile getirmiş, kaderdaşı Ahmet Haşim’in eserlerini bol bol okumuş ve yazdığı şiirlerde Ahmet Haşim izlerini görmemizi sağlamıştır. Ölüm konulu şiirlerinde kimi zaman perde imgesini kullanıp ölümü perdenin yırtılmasına benzetir; kimi zaman kartal ,ejderha, at, gemi kullanırdı. (Kartal kullanılması Eski Türk geleneklerinde kişinin ruhunun kartal ile göğe yükselmesi anlamına gelir.)

Daha sonraları Paris’te eğitimini tamamlayan Yahya Kemal’in öğrencisi olmuştur. Yahya Kemal’den öğrendiği maharetleri şiirde değil nesirde gösterecektir ilerleyen zamanlarda. Elimize geçen belgelerle Tanpınar’ın anlattıklarından Yahya Kemal’in derslerinin çok karışık olduğunu anlıyoruz, ilerleyen dönemlerde Darülfünun’da eğitim vermeye başlayan Tanpınar’ın derslerinde de aynı etkiyi görmekteyiz. Bu da demek oluyor ki; Yahya Kemal, Tanpınar’ı sadece edebiyat alanında etkilememiş, onun hocalığını da etkilemiştir.

Şiirlerinde hep Haşim’in yolundan giden Tanpınar bir kez bu yoldan sapıp ‘’Bursa’da Zaman’’ şiiriyle Yahya Kemal’in yolundan gider fakat bu yolu bir daha denemez. Mehmet Kaplan bunu Tanpınar’da oluşan Yahya Kemal’i aşamama korkusuna bağlar.

Eserlerinin bir başka yönü de katlı zaman anlayışı ve Bergson felsefesidir. Ona göre zaman bir süreklilik değil çok katmanlı bir oluşumdur.

              ‘’Ne içindeyim zamanın,

                            Ne de büsbütün dışında;

                                         Yekpare, geniş bir anın

                                                        Parçalanmaz akışında.’’

        Romanlarına gelecek olursak usta sanatçımız bilinçaltı ve psikolojik çözümlemelerde oldukça başarılıdır. “Köksüz şeyler daima yüzer, daima beyhude yere bir sahil arar. Hâlbuki millî hayat devamdır. Devam ederek değişmek, değişerek devam etmektir. Çünkü yaratmanın ilk şartı devamdır, hakikî kırılışlar ve kopuşlar ancak yaratış ucubeleri, yarım mahlûklar vücuda getirir. Çünkü hayatın ortasında onun bir parçası gibi değil, kendi dağılmış zerrelerinde devam ederler. Tıpkı ölümde olduğu gibi” (Tanpınar, 2001, s. 24)diyerek de Bergson felsefesini benimsediğini bize gösterir. Sadece bireyin değil toplumun bilinçaltını yakalamaya çalışır. Huzur romanında İhsan’a şunları söyleterek “ Evvelâ insanı birleştirmek. Varsın aralarında hayat standardı gene ayrı olsun; fakat aynı hayatın ihtiyaçlarını duysunlar… Biri medeniyetin enkazı, öbürü yeni medeniyetin henüz taşınmış kiracısı olmasınlar. İkisinin arasında bir kaynaşma lâzım”  Tanzimat Fermanı ile değişen, modernleşmeye çalışan bir toplumun çıkmazlarını huzursuzluklarını, kaynaşma çabasını dile getirir. Çoğu zaman kendi bilinçaltından yakaladıklarını toplum ile sentezleyerek bize aktarır.Romanlarında genellikle geçmişe özlem temasını işler. “Şiirlerimde sustuğum şeyleri roman ve hikâyelerimde anlatırım.” Diyerek romanlarında yarattığı şiirsel ortamın da nedenini bize açıklar ve şiir dili ile nesir dili arasında keskin ayrımını yapar.

       Tanpınar’ın en büyük korkularından biri elindeki işleri bitiremeden ölmek idi. (inci)4 Eylül tarihli günlüğüne: “Bugünlerde masamı temizlemeğe mecburum! Dikkat! Yoksa şarkılar yarıda kalacak!” cümlesiyle yansıttığı bu endişe, günlüğün bundan sonraki bütün sayfalarına giderek artan bir tempoyla yayılır. Yazar, son yıllarda artan arkadaş kayıpları ile derin bir üzüntüye girer. 1926 yılında bronşit hastalığı ağırlaşır ve bir gün fakültede fenalaşıp hastaneye kaldırılır. Aniden geçirdiği kalp kriziyle Tanpınar hayata veda eder.

      Sonuç olarak Tanpınar, Bergson felsefesini benimsemiş, şiirlerinde ilk yıllar Ahmet Haşim ilerleyen dönemlerde Yahya Kemal hayranlığı gütmüştür. Romanlarında bireyin iç dünyasını işleyen yazarlarımızdandır.İç içe zaman yaratmada başarılıdır. Yaşadığı toplumun sosyo-kültürel yapısını ister istemez yansıtan her yazar gibi bireyin çıkmazlarını, modernleşmeye çalışan toplumun sancılarını romanlarına yansıtmıştır. Bunu büyük ustalıkla yapan yazarımız günümüzde Edebiyat araştırmacılarına hatırı sayılır eserler bırakmıştır.

Ahmet Hamdi’nin kendini tanıttığı yazı:

“İsmim Ahmet, mahlasım Hamdi’dir. Mahlasımla yâd olunurum. Pederim Antalya kadılığından mütekait Hüseyin Fikri Efendi’dir. Maruf bir sülâleye mensup değilim. Türkiye Cumhuriyeti tebaasından ve Hanefiyyü’l-mezhebin. Milliyetim Türktür.

Bin üç yüz on dokuz senesinde, 6 Haziran 317 tarihinde İstanbul’da Şehzade'(de) tevellüt etmişim. İptidai tahsilim İstanbul’da başlayıp pederimin memur bulunduğu Sinop ve Siirt iptidai ve rüştiye mekteplerindedir. Tâli tahsilime 329-330 sene-i devriyesinde Vefa Sultanîsi’nde başladım ve Kerkük, Antalya Liselerinde devam ettim. Kerkük Lisesi’nden aldığım tasdikname Antalya Lisesi’nde kalmış ve Antalya Lisesi’nden aldığım tastiknamem de Darülfünûn’da kaybolmuştur. Âli tahsilimi Teşrin-i evvel 335 tarihinde girdiğim Darülfünun Edebiyat Medresesi Edebiyat Şubesi’nde ikmal ettim. Tastiknamemin tarihi 24 Mayıs 340, numarası 274’tür.Fransızca’mı Siirt’te papaz mektebinde öğrendim Kitabete ve tercümeye muktedirim. Tekellüm hususunda suûbet çekerim. Âli tahsilimi Darülfünûn ve Darülmuallimîn-i Âliye kısm-ı âlisinde yaptığım ve mezun olduğum için muallimlik hakkını hâizim. Başka intihapnâmem ve ehliyetnâmem yoktur. Avrupa’ya gidemedim.” (Tanpınar’ın Erzurum’da öğretmenlik yaparken resmi makamlar için hazırladığı belgenin orjinali Türk Tarih Kurumu arşivindedir. Kaynak: Orhan Okay, Bir Hülya Adamının Romanı, 2010, s. 141)

Kaynakça

Bayındır, T. (tarih yok). https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/666420 adresinden alındı

Berber, Y. D. (tarih yok). https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/577216 adresinden alındı

Coşkun, B. (tarih yok). https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/327741 adresinden alındı

Çandır, K. (tarih yok). https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/180180 adresinden alındı

edebiyatogretmeni.org. (tarih yok). https://www.edebiyatogretmeni.org/ahmet-hamdi-tanpinar/ adresinden alındı

https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/180180. (tarih yok).

inci, H. (tarih yok). http://www.tanpinarmerkezi.com/ahmet-hamdi-tanpinar/biyografi/ adresinden alındı

Önal, M. (tarih yok). https://dergipark.org.tr/en/download/article-file/989597 adresinden alındı

Pehlivanoğlu, E. (tarih yok). http://www.thesis.bilkent.edu.tr/0003141.pdf adresinden alındı

Tunç, G. (tarih yok). https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/106016 adresinden alındı

turkedebiyatı.org. (tarih yok). https://www.turkedebiyati.org/ahmet_hamdi_tanpinar.html adresinden alındı

Zafer Demir, M. Ş. (tarih yok). https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/519509 adresinden alındı

Bir Cevap Yazın