• kripto para, bitcoin
    Ekonomi,  Gündem,  Hukuk

    Teknolojiye Yatırım: Kripto Paralar

    Safa Kara Her gün haberlerde, sosyal medyada veya yakın çevremizden duyuyoruz; “Bitcoin yeni rekor kırdı”, “Etherium 2500 dolar oldu”, “Elon Musk Dogecoin hakkında tweet atmış”. Her geçen saniye yeni bir gelişme yaşanan bu varlıklar hakkında bilgi edinmemiz zorunluluk haline gelmiştir. Bu yazımızda kripto paralar ve Blockchain teknolojisi hakkında incelemelerde bulunacağız. BLOCKCHAİN Ünlü filozof Herakleitos’un ”Değişmeyen tek şey değişimin kendisidir” anlayışından yola çıkarak bizde bu değişime ve teknolojiye ayak uydurmak zorundayız. Blockchain, devletin en önemli görevlerinden olan “onaylama” görevinin yerini almaya talip bir teknolojidir. Bir ev alım-satımını onaylamak için tapu dairelerine, bir araba almak ya da satmak için notere, bir kişiye para göndermek istediğimizde bankalar bizim için bu işlemleri onaylar ve…

  • kadın yoksulluğu
    Ekonomi,  Sosyoloji

    Kadın Yoksulluğu

    Yoksulluk, üzerinde durulması gereken en büyük toplumsal sorunlardan birisidir. Bu toplumsal sorun, toplumun her kesimini bir ölçüde etkilemektedir. Peki yoksulluk, cinsiyetlere göre de farklılaşmakta mıdır? Erkek ya da kadın olmak yoksulluğu artıracak bir etmen midir? Kadın yoksulluğu sadece ekonomik sıkıntılarla açıklanabilecek bir kavram mıdır? Kadın yoksulluğu, 1970‟li yıllardan itibaren literatürde yer almaya başlamış ve yoksulluğun dezavantajlı grup içinde en fazla kadınları etkilemesi yeni kavramların ortaya çıkmasına neden olmuştur. Bunların başında “yoksulluğun kadınlaşması”, “hane reisinin kadınlaşması” ve “yoksulların en yoksulu” kavramları gelmektedir (Topgül, 2013). Yoksulluğun her boyutu insanlar üzerinde olumsuz etkiler yaratmaktadır. Bu yoksulluk türlerinden birisi de kadın yoksulluğudur. Kadın yoksulluğu, çok boyutlu bir sorundur. Kadınlar yoksulluğu farklı biçimlerde, farklı zamanlarda…

  • korporatizm
    Ekonomi,  Tarih

    ÇIKIŞ YOLU: KORPORATİZM

    Latincede ‘’vücut’’ anlamına gelen ‘’corpus’’ ve ”işbirliği” anlamına gelen ”cooperation” sözcüklerinden türetilen korporatizm, ilk kez Fransız İhtilali’nden sonra Avrupa’da ortaya çıkan ekonomik ve politik bir sistemdir. Korporatizmde asıl amaç ekonomik düzeni yeniden tesis etmek, bitmiş ekonomiyi yeniden canlandırmaktır. Korporatizmin sistemli biçimde ilk uygulaması Benito Mussolini’nin Faşist İtalya’sında gerçekleşmiştir.     Türklerdeki Ahilik ve Lonca sistemlerine de benzeyen korporatizmde ‘’Korporasyon’’ adı verilen meslek grupları bulunur. Bu alt gruplar birbirleriyle ekonomik ve sosyal ilişki içindedir. Korporasyonların en büyük hedeflerinden biri de insanı topluma yararlı kılmaktır. Bu yüzden korporatizm, işsizliği bitirmeyi amaçlar.     Fransız sosyolog Emile Durkheim’a göre toplum ahlakının korunmasının tek yolu meslek loncalarının oluşturulmasıdır. Bir meslek loncasına bağlı olan birey, kendi meslektaşlarına ve mensup…

  • Ekonomi

    SANAYİ DEVRİMİ

    Eren Balta Her devrim; insanlığın düşünce yapısını, eğitimini, kültürünü, ekonomisini, siyasal rejimini, sosyolojisini ve neredeyse her alandaki alışkanlıklarını etkiler. Devrimlerin genel özelliği olarak, kısa sürede olmasını ve köklü birçok değişime sebep olmasını gösterebiliriz fakat endüstri 1.0 olarak da bilinen sanayi devrimi bir insan ömrü için uzun sürmüş ve gelişime açık bir devrim olarak günümüze kadar sürekli ilerleyerek ulaşmıştır. Mahfi Eğilmez, Sanayi Devrimi’ni “Sanayi Devrimi Avrupa’da 18. ve 19. yüzyıllarda insan ve hayvan gücüyle çalışan üretim araçlarının yerini, buhar gücüyle çalışan üretim araçlarının alması ve bu yolla kitlesel üretime geçilmesiyle ortaya çıkan gelişmenin adıdır.” şeklinde tanımlamıştır. (Eğilmez) Sanayi Devrimi; insanlığın son iki yüzyılında yaşananların on asırlık gelişmelerden fazla olmasına yol açmış,…

  • Ekonomi

    ADİL VERGİ

    Yönetim şekli, siyasal yapısı, ekonomik sistemi ne olursa olsun “devlet” varoluşundan bu yana iktisadi, mali ve sosyal görevler yüklenmiş ve egemenlik sınırları içinde yaşayan bireylere güvenlik, savunma, sağlık, adalet gibi ihtiyaç duydukları hizmetleri sunmuştur. Bu hizmetleri sağlamak için devletin sahip olduğu finans kaynaklarından sadece birisi vergidir. Vergi kaynağı vatandaşın cebinden sağlandığı için vatandaşların da adil bir vergi sistemi talep etmesi kaçınılmazdır. Adil vergi ise ödenen verginin gönül rahatlığıyla kabul edilmesi için bir aracıdır ve vatandaşın refahı, huzuru, verimi ve vergiye uyumu açılarından oldukça önemlidir. Vergide adalet kavramı oldukça tartışmalı ve kolayca sonuca bağlanamayacak bir konu olmasıyla birlikte verginin adil olup olmadığı konusunda Çiçek’in 2006 yılındaki 2005 yılı vergisi hakkındaki çalışmasından…